Mie Notes

next page ·

20 Aralık 2011

Retrospektif bir trend analizi

Yılın en eğlenceli dönemi başlıyor: Gelecek yıl kehanetleri… Yükselen trendler, çok acayip teknolojiler ve süper ‘engagement’ çareleri havada uçuşuyor. Klavye Nostradamus’larının en popüler olduğu dönem. Ben, yeni yıla girmeden geçen yılın muhasebesini yapmayı, geleceğin kehanetini yapmaktan daha heyecanlı ve faydalı bulanlardanım. Hatta şöyle biraz daha da geriye, ta sektörün doğuşuna gidip oradan başlamak istiyorum değerlendirmeye. [...]

continue reading... » One Comment

8 Temmuz 2010

Pencereli odalar ve hayalperest reklamcılar

1960 yılında yayınlanan Ebony dergisinde yer alan bir makale reklam dünyasının şaşalı ve nispeten daha dürüst olduğu dönemlere harika bir ışık tutmuş.

Mad Men’i izleyenler şaşadan kastımın ne olduğunu daha iyi anlar.
Peki ya dürüstlük?

Onu da açıklayayım. Makale, Madison caddesine bakan pencereli ofisi olan adamın gün boyunca loş bir odada oturup milyarlarca dolara malolan televizyon reklamları için fikir ürettiğini abartılı bir hayranlıkla anlatıyor.

Makalenin kahramanı olarak tanıtılan başarılı bir reklamcı olan Georg Olden içinse “o bir sanatçı, hayalperest, tasarımcı, düşünür ve reklamcı” tanımı kullanılmış.

Harika öyle değil mi?

continue reading... » 3 Comments

10 Haziran 2010

3 adımda viral video

Dikkatinizi çekmeyi başardım, öyle değil mi? İtiraf edelim, hepimiz işin kestirme yolunu arıyoruz. Şöyle güzel üç beş adımlık bir formül olsa da kurtulsak. 3 adımda blog yazarlarını tavlamak veya viral videonun 7 yolu gibi başlıkların en popüler blog başlıkları olması pek de tesadüf sayılmaz. Talebi gösteriyor. Aynı zamanda içinde bulunduğumuz sektörün vaziyetini de gözler önüne [...]

continue reading... » 3 Comments

15 Mart 2010

Spotlight etkisi

Çevremizi ve kendimizi anlamlandırırken pek nesnel davranmadığımız aşikar.

Mesela Thomas D. Gilovich’in deneylerine göre çevremiz bizi düşündüğümüzden çok daha az inceliyor veya fark ediyor. Yani, gün boyu kulağınızda traş kremi veya ayakkabınızdan sarkan tuvalet kağıdı ile gezdiğinizi fark ettiğinizde bunu çok dert etmenize gerek yok. Tahmin ettiğinizden çok daha az kişi bunu fark etmiş olacak.

Bunun bir örneğini de “70 milyon bizi izliyor” veya “Tüm Türkiye Taksim’deki kutuyu merak ediyor!” sendromlarında görebiliriz.

continue reading... » 2 Comments

14 Mart 2010

Azalan verimler kanunu ve sosyal ağlar

Edelman Güven Araştırmasına göre arkadaşlarını ve çevrelerini güvenilir bir kaynak olarak görenlerin oranı 2008′den bugüne %45′ten %25′e düşmüş. Azalan verimler kanunu hatırlayanlar var mı?

Oysa, televizyon, radyo ve gazetelerin düşen güvenilirlik oranlarından pek bir heyecanla bahsediyorduk, öyle değil mi?

Büyük kurtarıcı Twitter’ın da son araştırmalara göre durumu pek iyi değil. Barracuda’nın Araştırma Başkanı Paul Judge platformu paylaşımdan öte haber akışı alanı olarak değerlendiriyor.

continue reading... » 3 Comments

14 Aralık 2009

Değişen tüketim kültürü ve pazarlama

İki yıl içerisinde 13 trilyon dolarlık servet yokolmuş. Bu zaman zarfında kapitalizmin geleceği, finans sektörü, tüketim kültürü, regülasyonlar, etik, her şey sorgulandı ve sorgulanmaya da devam ediyor.

Sarsılmaz sandığımız kaleler yıkıldı ve değişmez sandığımız ne varsa değişmeye başladı. ABD’de tüketim son 62 yılın en düşük seviyesine geriledi ve yılda %3.7 oranında düşmeye devam ediyor. Visa’nın 2009 yılında açıkladığı araştırma sonucuna göre kredi kartları ve önce al sonra ödersin anlayışının yerini banka hesapları ve önce biriktir sonra al anlayışı almış.

Üstelik bu geçici bir süreç de değil. Kalıcı bir davranış değişikliği söz konusu.

continue reading... » One Comment

7 Aralık 2009

Pazar araştırması ve tüketici içgörüsü

Boston Consulting Group’un Kasım 2009′da yürüttüğü bir araştırmaya göre, araştırmaya katılan  şirketlerin tümü  tüketici ihtiyaçlarını tanımlama ve anlamanın finansal performans ve büyüme stratejileri için çok önemli olduğunu belirtmiş. Fakat, katılımcıların sadece %35′i elde ettikleri tüketici içgörüsünün faydalı ve yeterli olduğunu düşünüyormuş. Sanırım, yüzde otuz beşin iyimser bir bakış açısı olduğunu belirtmek gereksiz. Zaten rapor da [...]

continue reading... » One Comment

30 Kasım 2009

Büyük ideal, Drucker ve yeni çağ

Harvard Business Review Kasım 2009 sayısını “Peter olsa ne yapardı?” başlığıyla bütünüyle Peter Drucker’a adamış. Harvard Business Review’ın eski editörlerinden olan Rosabeth Moss Kanter makalesinde Drucker’ın 80′li yılların başında şu an içinde bulunduğumuz ekonomik krizin uyarısını yaptığını anlatıyor.

Drucker yöneticilerin kısa döneme odaklanarak kar elde etmek için aldıkları riskleri vurgulamış ve Amerikan otomotiv sektörünün yenilenmediği takdirde kendini yok edeceğini öngörmüş. Daha da önemlisi kar odaklı çalışan motivasyonunun şirketler için uzun vadede ciddi bir sorun oluşturacağını ve özellikle “bilgi işçileri” olarak tanımladığı grubun üretkenliğini artırmak için şirketin motive edici bir vizyon ve amacı olması gerektiğini iddia etmiş.

continue reading... » 2 Comments

16 Kasım 2009

Pazarlama iletişimi, strateji ve taktikler

Pazarlama iletişiminin derinliklerinde kaybolmadan, geleceği ile ilgili derin analizler yapmadan ve gelenekselcilere atıp tutmadan önce bazı temel kavramları yerli yerine oturtmakta fayda var. Ne de olsa, hangi mecrada olursa olsun yaptığımız iş pazarlama iletişimi, öyle değil mi?

En önemli kuraldan başlayalım; pazarlama iletişimi sanıldığı gibi, büyülü, gizemli, bazen tutan bazen tutmayan denemeler bütünü değildir. Odaklı, anlamlı, açık bir stratejiye ihtiyaç duyar. Mecralar değil, stratejiler işe yarar.

“Bu yıl stratejimiz eğlenceli bir marka olmak.”
Peki, çok eğlenceli bir fikrim var?

continue reading... » 2 Comments

13 Kasım 2009

Sosyal medyada “hazır formül”

Publicis Group’un bir departmanı olan Performics tarafından Ekim 2009′da yürütülen araştırmaya göre sosyal medya kullanıcılarının %32′si kupon ve indirim gibi promosyonların etkili olduğunu iddia etmiş.

Razorfish Digital Brand Experience 2009 raporuna göreyse; Twitter’da marka takip eden kullanıcıların %44′ü, MySpace ve Facebook’da da %37′si özel indirim ve teklifler için markaları takip ediyormuş.

continue reading... » 4 Comments

next page ·