·
18 Kasım 2009
Satın alma kararı, eksik parça ve tüketici içgörüsü
Fikrin vahiy yoluyla belirmesi nadiren rastlanan bir durumdur. Bir şirkete yön veren bakış açısının tuvalette, kaçarken veya geviş getirirken ortaya çıkması ise şehir efsanesidir. Hem tüketici hem de pazar hakkında derin bir içgörü gerektirir. Fakat haberler hep kötü değil. Artık tüketiciler hakkında hiç olmadığımız kadar çok bilgiye sahibiz. Körlemesine atışlar yapmamıza ve karanlık denizlere ağ [...]
continue reading... » 2 Comments
5 Kasım 2009
Elmalar, armutlar ve tıklar
Çevrimiçi reklamcılık rüştünü ispatlama çabasında ya geleneksel mecraların sonunun geldiğini iddia ediyor ya da tıklanma, izlenme rakamlarına sığınıyor. Fakat her iki yöntemin de reklamveren açısından pek etkili olduğu söylenemez. Çevrimiçi dünya sızlanmaya, reklamveren ise ayak diretmeye veya “denemeye” devam ediyor.
Nielsen’ın Kasım 2009′da yayınladığı rapora göre çevrimiçi reklamcılığın pastadan hak ettiği payı alabilmesi için cevaplaması gereken iki temel sorudan biri; “Çevrimiçi reklamcılık, reklamverenin alışkın olduğu ve tercih ettiği mecralar ile nasıl etkin bir şekilde kıyaslanabilir?”
Bir tarafta GRP’ler yer alırken diğer tarafta direkt pazarlama ölçütlerine göre raporlamanın yapılması hem reklamverenin çevrimiçi mecraların genel pazarlama iletişimine ne ölçüde katkıda bulunduğunu saptayamamasına neden oluyor hem de çevrimiçinin hala “deneysel” ve “ekstra” bir mecra olarak algılanmasına neden oluyor.
continue reading... » One Comment
12 Ekim 2009
Reklam işleyişi, izlenme ve tıklanma oranları
Çevrimiçi reklam sektöründe ölçümleme yöntemleri ve kriterleri ile ilgili her gün yeni bir tartışma çıkıyor. Kimisi tıklama oranlarının ölçümlenmesinin yeterli olmayacağını hararetle savunurken kimisi de mobil reklamların tıklanma olasılığının daha az olmasından dert yanıyor.
Çevrimiçi reklam ağı sağlayıcısı Chitika’nın yürüttüğü araştırmaya göre mobil olmayan reklamların tıklanma oranı %0.83, mobil reklamların ise %0.48 civarındaymış. Chitika’ya göre bunun sebebi mobil kullanıcıların hızla cevap aramaya odaklı olması ve reklama karşı daha az duyarlı olmasıymış.
Oldukça tehlikeli bir çıkarım. Bu durumda mobil dünya dışında biz tüketicilerin amaçsız ve zaman sınırlaması olmadan önümüze gelen her şeyi incelediğimiz, anladığımız ve kabullendiğimizi de düşünebiliriz.
Fakat tüm bu karmaşaya girmeden önce aslında bir adım geri atmak ve reklamın nasıl işe yaradığına tekrar odaklanmak faydalı olabilir.
continue reading... » One Comment
19 Eylül 2009
Dijital ajansların geleceği
AD:Tech 2009 Chicago’da yer alan “Resesyon sonrası Dijital Reklamcılık” panelinde dijital pazarlama ajansı Connectual’ın kurucusu Aaron Goldman dijital reklam ajanslarının yükselişine dikkat çekti. Sunumunda yer verdiği Forrester reklam harcamaları araştırmasına göre katılımcıların %60′ı interaktif reklam mecraların geleneksel reklam mecralarından kayan bütçelerden pay alacağını iddia etmiş. Katılımcılar arasında %15′lik bir grup ise interaktif bütçelerin mevcut programları etkilemeden artacağı yönünde görüş bildirmiş.
Yine araştırmaya göre kısa vadede %60 ile arama motorları %31 ile teşhir reklamcılığı artış gösterecek.
continue reading... » 6 Comments
19 Eylül 2009
Başarılı stratejide insan faktörü
Bir önceki yazımda Mavi Okyanus Stratejisi’nden ve W. Chan Kim ve Renée Mauborgne ikilisinin Harvard Business Review’ın Eylül 2009 sayısındaki makalesinden genel olarak bahsetmiştim. Sevgili Ufuk Özgül’ün yorumu başarılı bir stratejinin ardındaki en önemli gücü bir çırpıda özetledi ama yine de üzerinde durmak gerekir.
Önce, bir stratejinin başarıya ulaşabilmesi için gerekli olan üç stratejik bileşeni ve koordinasyonunu ayrıntılandırayım.
continue reading... » One Comment
8 Eylül 2009
Kişilik, risk faktörü ve segmentasyon
Bir önceki yazımda zihnin işleyişinden bahsedip yoğun frekans ile farkındalık yaratmaya çalışan reklamların etkili bir çözüm olmadığını iddia etmemin üzerine sevgili Uğur Özmen’den gelen yorumla segmentasyon ve hedef kitle tanımı gibi konularda da değerlendirilmesi gereken diğer etkenleri yazmaya karar verdim.
Pazarlama tarihi bu konuda keyifli araştırmalarla dolu. Örneğin, 1960′lı yıllar reklam etkililiği ve tüketici davranışı araştırmalarının en popüler olduğu yıllar. Reklam etkililiği modellerinin geliştirilmesi ve AIDA gibi modellerin kabul görmesi de bu yıllara denk gelir.
Dönemin en popüler tartışmalarından biri de televizyon reklamlarının etkililiğini ve ikna yeteneği.
continue reading... » 2 Comments
26 Ağustos 2009
Reklamda ölçümleme, geleceği ve geçmişi
1950′li yıllarda reklam dünyası ikiye bölünmüştü. Bir grup reklamın asli görevinin satış olduğunu diğeri ise satın alma niyeti yaratmak olduğunu iddia ediyordu. Katalog ve kapıdan kapıya pazarlama yöntemlerinden gelenler reklamın asli görevinin satış olması gerektiğini iddia ediyor ve mevcut yöntemleri bu iddia temelinde eleştiriyordu.
Televizyon reklamcılığına kuşkuyla bakan bu grup gazete, kupon ve broşür reklamcılığını savunuyordu. Onlara göre reklamın etkinliğini ölçmek için gerekli olan ölçüt kaç kişiye ulaşıldığı ve bu kişilerden kaçının ürünü satın aldığının net bir şekilde belirlenmesiydi. Erişim ve frekans gibi ölçütler de bu ekibin çabaları ile önem kazandı.


