<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mie Notes &#187; fikir</title>
	<atom:link href="http://www.mienotes.com/tag/fikir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mienotes.com</link>
	<description>Pazarlama dünyasına dair gelişmeler hakkında makeleler, sunumlar ve kitap önerileri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Jul 2010 07:10:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>Ogilvy ve büyük idealler</title>
		<link>http://www.mienotes.com/2009/12/ogilvy-ve-buyuk-idealler/</link>
		<comments>http://www.mienotes.com/2009/12/ogilvy-ve-buyuk-idealler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 10:47:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tugce Esener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokal]]></category>
		<category><![CDATA[ajans]]></category>
		<category><![CDATA[farklılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mienotes.com/?p=712</guid>
		<description><![CDATA[Ogilvy hayattayken "Tüketicinin dikkatini çekebilmek için büyük bir fikre ihtiyacınız var. Eğer reklamınızın büyük bir fikri yoksa karanlık gecede geçip giden bir gemi gibi asla fark edilmez. Ama yine de yüz reklamdan birinin büyük bir fikri olur."  demiş.

Ölümünden 10 yıl sonra efsane ajansı Ogilvy &#038; Mather büyük fikirlerden büyük ideallere geçiyor. Markalar için 2006 yılından beri departmanlar, iş ortakları, ajanslar, ülkeler ve kültürler arası bütünlük sağlayabilecek ve fikirlere yol gösterebilecek idealler arıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: left; margin-right: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F12%2Fogilvy-ve-buyuk-idealler%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F12%2Fogilvy-ve-buyuk-idealler%2F&amp;source=tesener&amp;style=normal" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Ogilvy hayattayken &#8220;Tüketicinin dikkatini çekebilmek için büyük bir fikre ihtiyacınız var. Eğer reklamınızın büyük bir fikri yoksa karanlık gecede geçip giden bir gemi gibi asla fark edilmez. Ama yine de yüz reklamdan birinin büyük bir fikri olur.&#8221;  demiş.</p>
<p>Ölümünden 10 yıl sonra efsane ajansı Ogilvy &amp; Mather büyük fikirlerden büyük ideallere geçiyor. Markalar için 2006 yılından beri departmanlar, iş ortakları, ajanslar, ülkeler ve kültürler arası bütünlük sağlayabilecek ve fikirlere yol gösterebilecek idealler arıyor.</p>
<p>Üstelik, bu ideal, iletişim içeriği üretmekle kalmıyor, şirketin tüm çalışanlarını kapsayacak ve motive edecek bir vizyon da sağlıyor.</p>
<p>İletişim ile mevcut sıradan ürünün üstüne &#8220;yama&#8221; yaparak farklılaştırmama dönemi geçti diye boşuna yazılıp çizilmiyor. Tüketici imajlara doydu, şimdi başka birşeyin açlığını çekiyor. İster buna Y kuşağı deyin ister Z.</p>
<p>Ne derseniz deyin bu aynının bolluğu çağında tüketici olarak adlandırdığımız bireyler &#8220;ödüllendirmek&#8221; veya  &#8220;cezalandırmak&#8221; güdüsü ile tercihlerini yönlendiriyor. Şirketlerin &#8220;çabasını&#8221; takdir ediyor ve onlara katılıyor veya çabalamadan &#8220;kandırmaya&#8221; çalıştığında, hakaret olarak kabul edip kızıyor.</p>
<p>En akıllı tercihi yapmak veya yaptığına inanmak istiyor. Gereksiz tüketimlerini rasyonalize etmek ve suçluluğu azaltmak için çaba sarf ediyor.</p>
<p>Bu yüzden idealler biçmeye çalışıyor Ogilvy.</p>
<p>Örneğin;<br />
<strong>Coca-Cola</strong> bardağın boş değil dolu tarafını görmeyi başardığımızda daha iyi bir dünyaya sahip olacağımıza inandırmak istiyor bizleri, çalışanlarını, iş ortaklarını&#8230;</p>
<p>Veya <strong>Dove</strong> kendimizi daha iyi hissedebilmemize izin verilse dünyanın daha iyi bir yer olacağını umut ediyor.</p>
<p>Veya tüm küsahlığı ve şatafatıyla <strong>Louis Vuitton</strong> hayatı sıradışı bir yolculuk gibi yaşayabilirsek dünyanın daha iyi bir yer olacağını düşünmek istiyor.</p>
<p>Kısaca değişim başladı.</p>
<p>Üstelik ajans idealleri tek başına, yaratıcı reklam beyinleri ile değil şirketin farklı kademelerinden birçok yetkili ile birlikte tasarlayabilmek için özel atölye çalışmaları tasarlıyor ve yönetiyor. Bir ideal kabul edildiğinde bunun tüm şirketçe kabul edilmesini ve bu ideal altında şirketin tüm çabalarının birleşmesi gerektiğini de belirtiyor. İki kampanya arası ideal değiştirilmez, idealler uzun ve kalıcı bir vizyondur diye de uyarıyor.</p>
<p>Neden mi anlatıyorum, Ogilvy&#8217;yi ve yeni konseptini?</p>
<p>Televizyon öldü mü? Sosyal medya satışı artırır mı? Dijital olsun çamurdan olsun. En iyisi viral video. Tartışmalarından sıkıldım. Biraz fikre, çözüme, soruna odaklanalım dedim.</p>
<p><strong>Büyük İdeal</strong> hakkında detaylı bilgi için <a href="http://www.slideshare.net/maxmborge/the-big-ideal-a-small-book-on-a-big-topic" target="_blank">buraya</a> alalım.</p>
<p>Dijital olsun mu olmasın mı tartışmaları için sağdan ilk kapıya girin, orada bir daha sorarsınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mienotes.com/2009/12/ogilvy-ve-buyuk-idealler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük fikir ve pazarlama iletişimi ekosistemi</title>
		<link>http://www.mienotes.com/2009/11/buyuk-fikir-ve-pazarlama-iletisimi-ekosistemi/</link>
		<comments>http://www.mienotes.com/2009/11/buyuk-fikir-ve-pazarlama-iletisimi-ekosistemi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 09:57:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tugce Esener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokal]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[insight]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mienotes.com/?p=693</guid>
		<description><![CDATA[Ad:Tech 2009 San Francisco konferansında IAB tarafından sunulan "The State of the Industry" paneli sektörün yeni taktikler ve mecralar değil "büyük fikir" arayışında olduğunu tekrar kanıtladı.

Bunu zaten bir süredir biliyorduk.

Booz &#038; Company'nin 2008 yılında ANA CMO Roundtable'da gerçekleştirdiği sunumda pazarlama dünyasının mevcut durumunu güzel özetlemişti:

Artan izleyici fragmentasyonu
Bulanıklaşan mecra sınırları
Yatırım geri dönüşünü ölçümlemenin artan önemi
Tüketici içgörüsü eksikliği
Taktik ve mecra bolluğu ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: left; margin-right: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F11%2Fbuyuk-fikir-ve-pazarlama-iletisimi-ekosistemi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F11%2Fbuyuk-fikir-ve-pazarlama-iletisimi-ekosistemi%2F&amp;source=tesener&amp;style=normal" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><a href="http://www.ad-tech.com/sf/adtech_san_francisco.aspx" target="_blank">Ad:Tech 2009 San Francisco</a> konferansında IAB tarafından sunulan &#8220;The State of the Industry&#8221; paneli sektörün yeni taktikler ve mecralar değil &#8220;büyük fikir&#8221; arayışında olduğunu tekrar kanıtladı.</p>
<p>Bunu zaten bir süredir biliyorduk.</p>
<p>Booz &amp; Company&#8217;nin 2008 yılında ANA CMO Roundtable&#8217;da gerçekleştirdiği sunumda pazarlama dünyasının mevcut durumunu güzel özetlemişti:</p>
<p>Artan izleyici fragmentasyonu<br />
Bulanıklaşan mecra sınırları<br />
Yatırım geri dönüşünü ölçümlemenin artan önemi<br />
Tüketici içgörüsü eksikliği<br />
Taktik ve mecra bolluğu</p>
<p>Reklamverenden de gerekli ihtarı almıştık. PepsiCo Kuzey Amerika Medya Strateji Direktörü Seth Kaufman,  &#8220;Günümüzde reklamcılar ve meyda şirketlerinin çözmesi gereken en büyük sorun, yeni medya ortamında doğru iletişim modelini bulmak. Bugüne kadar edindiğimiz bilgiler bu yeni ortamda şirketleri bir adım ileri götürmeye yardımcı olmuyor.&#8221; demişti.</p>
<p>Reklama maruz kalan, &#8220;hedef&#8221; kitlenin tepkisel durumu ise uzun zamandır gündemde&#8230;</p>
<p>Yankelovich Partners&#8217;ın 2005 yılında yürüttüğü araştırmaya göre ABD&#8217;de tüketicilerin %60&#8242;ı kendini reklam ve pazarlama aktivitelerinden aktif olarak kaçınmaya çalışan biri olarak tanımlamış ve %54&#8242;ü reklam &#8220;bombardımanına&#8221; tutan ürün ve hizmetlerden kaçındıklarını belirtmiş.</p>
<p>1960&#8242;lı yıllarda yürütülen araştırmalarda tüketicilerin %14&#8242;ü reklamdan hoşnutsuzdu.</p>
<p>Ve pazarlama dünyası hala sayfayı tümüyle kaplayacak bir banner mı eklesek, videonun önüne film mi koysak daha çok tıklanır diye düşünmeye devam ediyor. Veya yenilik arayışını fikir ile değil mecra ve platform keşfi ile sürdürmeye devam ediyor. Sosyal medya nispeten yeni bir kavram olduğu için orada yapılan &#8220;kampanyanın&#8221; yenilikçi olacağını varsayıyor veya gazete, dergi, televizyonda reklam mesajımızdan kaçan tüketicinin aynı mesaj Twitter&#8217;da olduğunda kaçmayacağını umut ediyor.</p>
<p>Öte yandan Ad:Tech Panel katılımcılarından biri olan Rishad Tobaccowala, pazarlama dünyasının daha az &#8220;kampanya&#8221; daha çok ekosistem mantığıyla düşünmesi gerektiğini iddia ediyor.</p>
<p>Peki nedir bu ekosistem?</p>
<p>TDK&#8217;ya göre &#8220;Belirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran çevrenin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik gösteren ekolojik sistem.&#8221;</p>
<p>Öncelikle şu &#8220;karşılıklı ilişkileri&#8221; ibaresinin altını çizelim.</p>
<p>Sonra tanımı pazarlama dünyası için yeniden yorumlayalım. Pazarlama iletişimi ekosistemi her ne kadar mecra ve taktik odaklı bölünmeler ve yapılarla kendine ait aternatif dünyalar yarattığını düşünse de aslında tüm &#8220;canlılar&#8221; birbiri ile etkileşim içinde.</p>
<p>Kısaca; yeni mecralar ve taktikler sanıldığı gibi yeni bir dünya değil. Bu &#8220;yeni&#8221; sanılan dünyanın kurallarını da tüketicilerin yazdığını unutmamak gerekir.</p>
<p>Bu durumda, mecraların ayakta kalması için değil, markaların potansiyel veya mevcut tüketicileri ile buluşması için iletişim planlarını revize etmenin zamanı geldi.</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<p><a href="http://www.booz.com/global/home/what_we_do/services/marketing/42058081/MME" target="_blank">Marketing Media Ecosystem 2010 </a></p>
<p><a href="http://adage.com/mediaworks/article?article_id=140375" target="_self">OMD, CBS Vision Join Forces to Create Marketing-Research Facility</a></p>
<p><a href="http://robinson.gsu.edu/news/bernhardt/2005/1_21_05.html" target="_self">The New Marketing Reality</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mienotes.com/2009/11/buyuk-fikir-ve-pazarlama-iletisimi-ekosistemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaratıcı fikir değerlendirirken 13D</title>
		<link>http://www.mienotes.com/2009/11/yaratici-fikir-degerlendirirken-13d/</link>
		<comments>http://www.mienotes.com/2009/11/yaratici-fikir-degerlendirirken-13d/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 08:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tugce Esener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sunumlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[yaz okulu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mienotes.com/?p=690</guid>
		<description><![CDATA[Young Guns başvuruları için son birkaç gün.. Yaratıcı beyinlere yardımcı olması için yaratıcı bir beyinden harika bir sunum. Fikir degerlendirirken 13D! View more presentations from Alemsah Ozturk.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: left; margin-right: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F11%2Fyaratici-fikir-degerlendirirken-13d%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F11%2Fyaratici-fikir-degerlendirirken-13d%2F&amp;source=tesener&amp;style=normal" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><a href="http://www.younggunsagency.com/" target="_blank">Young Guns</a> başvuruları için son birkaç gün..</p>
<p>Yaratıcı beyinlere yardımcı olması için yaratıcı bir beyinden harika bir sunum.</p>
<div id="__ss_843005" style="width: 425px; text-align: left;"><a style="font:14px Helvetica,Arial,Sans-serif;display:block;margin:12px 0 3px 0;text-decoration:underline;" title="Fikir degerlendirirken 13D!" href="http://www.slideshare.net/alemsah/fikir-degerlendirirken-13d-presentation">Fikir degerlendirirken 13D!</a><object style="margin:0px" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="355" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=13deger-1229197517486245-1&amp;stripped_title=fikir-degerlendirirken-13d-presentation" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed style="margin:0px" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="355" src="http://static.slidesharecdn.com/swf/ssplayer2.swf?doc=13deger-1229197517486245-1&amp;stripped_title=fikir-degerlendirirken-13d-presentation" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<div style="font-size: 11px; font-family: tahoma,arial; height: 26px; padding-top: 2px;">View more <a style="text-decoration:underline;" href="http://www.slideshare.net/">presentations</a> from <a style="text-decoration:underline;" href="http://www.slideshare.net/alemsah">Alemsah Ozturk</a>.</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mienotes.com/2009/11/yaratici-fikir-degerlendirirken-13d/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaratıcılık, deha ve yeni fikirler</title>
		<link>http://www.mienotes.com/2009/10/yaraticilik-deha-ve-yeni-fikirler/</link>
		<comments>http://www.mienotes.com/2009/10/yaraticilik-deha-ve-yeni-fikirler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 13:10:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tugce Esener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mienotes.com/?p=677</guid>
		<description><![CDATA[Günlük 2 saat uykuyla çalışan sayısız icadın sahibi Thomas Edison'un meşhur sözünü bilmeyen yoktur; 'Dehanın %1'i ilham, %99'u terdir.”

%1'i hepimizde var gibi duruyor, peki ya şu %99'luk kısmı? O neyin nesi?

Evet işin o kısmı için de birçok formül, öneri ve kitap var. Mesela "Bir fikir eski unsurların yeni bir kombinasyonundan başka bir şey değildir" diyen James Webb Young bu işin kitabını 1940'lı yıllarda yazmış. İşin formülünü de beş adımda açıklamış.

1. Araştırma: Zihnin, fikir üretirken kullanacağı ham materyali toplaması
2. İşleme: Toparlanan materyallerin zihin tarafından işlenmesi
3. Kuluçka: Zihnin çözülmesi gereken sorudan tümüyle uzaklaştırılması ve "kuluçkaya" yatırılması]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: left; margin-right: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F10%2Fyaraticilik-deha-ve-yeni-fikirler%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F10%2Fyaraticilik-deha-ve-yeni-fikirler%2F&amp;source=tesener&amp;style=normal" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p>Günlük 2 saat uykuyla çalışan sayısız icadın sahibi Thomas Edison&#8217;un meşhur sözünü bilmeyen yoktur; &#8216;Dehanın %1&#8242;i ilham, %99&#8242;u terdir.”</p>
<p>%1&#8242;i hepimizde var gibi duruyor, peki ya şu %99&#8242;luk kısmı? O neyin nesi?</p>
<p>Evet, işin o kısmı için de birçok formül, öneri ve kitap var. Mesela &#8220;Bir fikir eski unsurların yeni bir kombinasyonundan başka bir şey değildir&#8221; diyen James Webb Young bu işin kitabını 1940&#8242;lı yıllarda yazmış. İşin formülünü de beş adımda açıklamış.</p>
<p><strong>1. Araştırma:</strong> Zihnin, fikir üretirken kullanacağı ham materyali toplaması<br />
<strong>2. İşleme: </strong>Toparlanan materyallerin zihin tarafından işlenmesi<br />
<strong>3. Kuluçka: </strong>Zihnin çözülmesi gereken sorudan tümüyle uzaklaştırılması ve &#8220;kuluçkaya&#8221; yatırılması<br />
<strong>4. Evreka:</strong> Fikrin &#8220;belirmesi&#8221;<br />
<strong>5. Geliştirme: </strong>Fikrin pratik kullanımı için nihai bir rotüşten geçme aşaması</p>
<p>Basit duruyor, öyle değil mi? Yeterli gelmediyse Joel Saltzman&#8217;a kulak verelim. Joel Saltzman Saksıyı Çalıştırmanın Yolları kitabında &#8220;Önce peşin hükümlerinize meydan okuyun. Eski fikir dağarcığınızı gözden geçirin ve ürününüz, hizmetiniz, endüstriniz ya da karşı karşıya olduğunuz sorun ile ilgili doğru bildiğiniz her şeyi sorgulayın&#8221; diyor.</p>
<p>Walmart&#8217;ın kurucusu Sam Walton bunun başarılı bir kanıtı, bakın ne demiş; &#8220;Sanırım hayatım boyunca en sık işittiğim şey, nüfusu 50.000’in altında bir kasabanın ucuz mal satılan bir mağazayı çok uzun süre yaşatamayacağıydı.”</p>
<p>Peki bu kadar mı? Elbette hayır. Bu işin ustaları önce sorunun doğru tanımlanması gerektiğini hep vurgular. Mesela Albert Einstein&#8217;ın meşhur sözü; &#8220;Sorunlar onları yaratmış olan çerçevede düşünülerek çözülemez.&#8221; Kısaca; sorunu önyargılara teslim olmadan, doğru bir şekilde tespit etmek &#8220;yaratıcılığa&#8221; giden ilk adımdır, desek doğru olur.</p>
<p>Öte yandan &#8220;evreka&#8221; anı da öyle söylendiği kadar basit değil. Örneğin &#8220;Fikrim gerçekten yaratıcı mı?&#8221; veya &#8220;başarılı olabilecek bir fikir mi?&#8221; sorularına içgüdüsel yanıt vermek oldukça zordur. İşte Bu Fikir Tutar!  kitabının yazarları  Dan Heath, Chip Heath neden bazı fikirler tutuyor, bazıları ölüp gidiyor konusunda epey düşünmüş ve başarılı bir fikri formülize etmişler.</p>
<p>Dan ve Chip Heath&#8217;e göre başarılı bir fikrin;<br />
<strong>1. Basit: </strong>Fikrin özü ne?<br />
<strong>2. Beklenmedik:</strong> Dikkat çekiyor mu?<br />
<strong>3. Somut: </strong>Ayakları yere basan ve somut mu açıklaması var mı?<br />
<strong>4. Güvenilir:</strong> İnsanlar inanır mı?<br />
<strong>5. Duygusal:</strong> İnsanların umursayacağı bir şey mi?<br />
<strong>6. Hikaye: </strong>Anlatılacak bir hikayesi var mı?</p>
<p>Son olarak pazarlama ve reklam sektöründe yaratıcı fikir peşinde olanların odak noktasının &#8220;yaratıcılık için yaratıcılık&#8221; değil &#8220;yaratıcı sorun çözme&#8221; konusunda olması gerektiğini hatırlatıp sözü Webb Young&#8217;a bırakayım; &#8220;Herhangi bir sanatı öğrenirken hakim olunması gereken şey öncelikle ilkeler, ikinci olarak da yöntemlerdir.&#8221;</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong><br />
<a href="http://www.netkitap.com/kitap-pazarlama-dehasi-peter-fisk-mediacat-kitaplari.htm" target="_blank">Pazarlama Dehası, Peter Fisk, MediaCat Yayınları</a><br />
<a href="http://www.kitapambari.com/ambar/product.php?productid=71101" target="_blank">Fark edilmemiş iş Fikirleri, Craig Stull, Phil Myers, David Meermen Scott, MediaCat Yayınları</a><br />
<a href="http://www.netkitap.com/kitap-saksiyi-calistirmanin-yollari-joel-saltzman-mediacat-kitaplari.htm" target="_blank">Saksıyı Çalıştırmanın Yolları, Joel Saltzman, MediaCat Yayınları</a><br />
<a href="http://www.kitapyeri.com/kitap/54711/iyi-fikir-bulma-teknigi.html" target="_self">İyi Fikri Bulma Tekniği, James Webb Young, MediaCat Yayınları</a><br />
<a href="http://www.netkitap.com/kitap-iste-bu-fikir-tutar-ciltli-dan-heath-chip-heath-optimist-yayinlari.htm" target="_blank">İşte Bu Fikir Tutar!, Dan Heath, Chip Heath, Optimist Yayınları </a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mienotes.com/2009/10/yaraticilik-deha-ve-yeni-fikirler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilinçaltı, manipülasyon, mizah ve ikna</title>
		<link>http://www.mienotes.com/2009/09/bilinc-alti-manipulasyon-mizah-ve-ikna/</link>
		<comments>http://www.mienotes.com/2009/09/bilinc-alti-manipulasyon-mizah-ve-ikna/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 08:10:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tugce Esener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokal]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mienotes.com/?p=631</guid>
		<description><![CDATA[Elmalarla armutlar karışmaya oldukça meyili bazı konularda. Kavramlar muğlak olunca biri diğerinin yerine geçebiliyor ve karmaşaya katkıda bulunabiliyor. 

Önce biraz şehir efsanesinden başlayalım. Reklamcılar tarih boyunca birçok beyin yıkama yöntemi denedi va zaman zaman başarılı oldu efsanesine biraz netlik kazandıralım. Bu gibi cümlelerin ardından anlatılan birkaç vaka analizi üniversite son sınıfımda tez konumdu. Keza ben de satın alma kararını yönlendirebilen gizli bir geçit veya yöntem varsa keşfetmeye hevesliydim. 

"Subliminal" veya bilinçaltı reklamcılık olarak tanımlanan yöntem ilk defa 1957 yılında James Vicary tarafından kullanılmaya çalışıldı. Vicary'nin iddiası New Jersey Fort Lee'de bir sinema salonunda gerçekleştirdiği deneye dayanıyordu. Deneye göre, "Picnic" adlı filmin gösterimi sırasında "Coca-Cola iç" ve "Patlamış mısır ye" yazıları 5 saniye aralıklarla saniyenin 1/3000'inde gösterilmiş ve Coca Cola satışları %57.8, patlamış mısır satışları ise %18.1 artış göstermişti. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: left; margin-right: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F09%2Fbilinc-alti-manipulasyon-mizah-ve-ikna%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F09%2Fbilinc-alti-manipulasyon-mizah-ve-ikna%2F&amp;source=tesener&amp;style=normal" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Bilinç altı, beyin yıkama ve ikna</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Elmalarla armutlar karışmaya oldukça meyili bazı konularda. Kavramlar muğlak olunca biri diğerinin yerine geçebiliyor ve karmaşaya katkıda bulunabiliyor.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Önce biraz şehir efsanesinden başlayalım. Reklamcılar tarih boyunca birçok beyin yıkama yöntemi denedi va zaman zaman başarılı oldu efsanesine biraz netlik kazandıralım. Bu gibi cümlelerin ardından anlatılan birkaç vaka analizi üniversite son sınıfımda tez konumdu. Keza ben de satın alma kararını yönlendirebilen gizli bir geçit veya yöntem varsa keşfetmeye hevesliydim.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">&#8220;Subliminal&#8221; veya bilinçaltı reklamcılık olarak tanımlanan yöntem ilk defa 1957 yılında James Vicary tarafından kullanılmaya çalışıldı. Vicary&#8217;nin iddiası New Jersey Fort Lee&#8217;de bir sinema salonunda gerçekleştirdiği deneye dayanıyordu. Deney Picnic adlı filmin gösterimi sırasında &#8220;Coca-Cola iç&#8221; ve &#8220;Patlamış mısır ye&#8221; yazıları 5 saniye aralıklarla saniyenin 1/3000&#8242;inde gösterilmiş ve Coca Cola satışları %57.8, patlamış mısır satışları ise %18.1 artış göstermişti.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Fakat Vicary&#8217;nin şöhreti uzun sürmedi. Kısa bir süre sonra Dr. Henry Link araştırmayı tekrarladı ve belirtilen satış oranlarına yakın bir artış görülmediğini belirtti. Ocak 1958&#8242;de de FCC&#8217;nin hükümet görevlileri ve basını dahil ettiği benzer bir deney daha gerçekleştirildi. Vicary&#8217;nin deneyi ile birebir aynı olan film gösteriminin çıkışında Senatör Charles E. Potter&#8217;ın yorumu deneyin başarısızlığını esprili bir ifadeyle ortaya koymuştu; &#8220;HotDog yemek istiyorum.&#8221; 1958 yılının sonlarına doğru da James Vicary&#8217;s Subliminal Projection Company kapandı.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Bilinçaltı reklamcılıkla ilgilenen bir diğer isim olan Vance Packard&#8217;ın şöhreti Vicary&#8217;den biraz daha uzun sürdü. Beyin yıkama ve zihin kontrolü gibi korkularla beslenen Soğuk Savaş döneminin meşhur karakteri Packard basılı reklamlarda gizlendiğini iddia ettiği bilinç altı mesajlara yoğunlaştı. Buzlu viski bardaklarının içinde cinsel objeler aramalar ilk bu döneme denk gelir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Vicary&#8217;den iki asır sonra Kanadalı Profesör Wilson Bryan Key reklam dünyasının Amerika&#8217;yı nasıl manipüle ettiğini tekrar gündeme getirdi   ve gizli obje arayışını daha da popülerleştirdi. Key&#8217;e göre &#8220;SEX&#8221; kelimesi oyuncak bebek reklamlarından Las Vegas turizm rehberlerine kadar birçok yere gizlenmişti ve Amerika şuursuz bir şekilde satın almaya teslim olmuştu.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Evet, gizli objeleri ve yazıları teşhis etmek oldukça popülerleşti ama etkili olup olmadığı kesin olarak kanıtlanamadı. Denemelerin hala devam ettiğini iddia edenler var.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Şimdi de biraz yarı gerçeklere uzanalım. &#8220;Bu reklam çok komik, öyleyse çok etkili&#8221; veya &#8220;Ee, bu hiç komik değil&#8221;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Önce reklamın marka sponsorluğunda yapılan stand up komediler olduğunu varsayanlar topluluğunun iddialarını nereden aldıklarını inceleyelim.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">1990 yılında Reklam Araştırmaları Vakfı&#8217;nın gerçekleştirdiği Reklam Araştırması Geçerlilik Projesi&#8217;nin en şaşırtıcı sonuçlarından biri reklamın sevimliliği (likeability) ile satış rakamları arasında doğru orantı olduğuydu. Bu araştırmayla beraber gelişen düşünce ekolü reklamda sevimliliğin iknayı artırdığını savunuyordu.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Peki, bir reklamı sevimli yapan şey nedir? Mizah mı? Yaratıcılık mı? İkna edebilmek için eğlendirici ve komik olmak şart mıdır?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Ogilvy Center&#8217;ın bu konuda yürüttüğü bir araştırma uzun bir literatür taramasından sonra oluşturulan beş sıfatın (yaratıcı, anlamlı, enerjik, kötü izlenim bırakan ve sıcak) reklamı beğenme ile ilişkisini inceledi.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Sonuçlar şaşırtıcı:</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Öncelikle reklam sevimliliği üzerinde ürün kategorisinin önemli bir etkisi olduğu ortaya çıktı. Fakat daha da önemlisi &#8220;Beğenme ile en yüksek ilişkisi olan faktör, beklenebileceğinin aksine yaratıcılık değildi. Sevimliliği oluşturan en önemli faktör &#8220;anımsamaya değer&#8221;, &#8220;etkili&#8221;, &#8220;gerçekçi&#8221;, &#8220;inanılır&#8221;, &#8220;ikna edici&#8221; ve &#8220;bilgilendirici&#8221; olarak tanımlanan Anlamlı sıfatıydı.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Kıssadan hisse, etkili bir iletişim stratejiniz yoksa, ne bilinçaltına gizli mesajlar göndermek ne de çok komik olmak işinize yarar.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Kaynaklar:</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Dixon, Norman F. (1971), Subliminal Perception: The nature of a controversy, New York: McGraw-Hill</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Seitz, Aaron R.; Watanabe, Takeo (2003), &#8220;Is subliminal learning really passive?&#8221;, Nature 422 (6927): 36</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Subliminal Seduction: How Did the Uproar over Subliminal Advertising Affect the Advertising Industry?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Timothy Joyce, Reklam Nasıl İşe Yarar, Reklam Nasıl İşe Yarar: Araştırmanın Rolü, Reklamcılık Vakfı, 1998</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Alexander L. Biel, Sevimlilik: Neden Sevilen Reklam Çok Satar, Reklam Nasıl İşe Yarar: Araştırmanın Rolü, Reklamcılık Vakfı, 1998</div>
<p>Elmalarla armutlar karışmaya oldukça meyili bazı konularda. Kavramlar muğlak olunca biri diğerinin yerine geçebiliyor ve karmaşaya katkıda bulunabiliyor.</p>
<p>Önce biraz şehir efsanesinden başlayalım. Reklamcılar tarih boyunca birçok beyin yıkama yöntemi denedi va zaman zaman başarılı oldu efsanesine biraz netlik kazandıralım. Bu gibi cümlelerin ardından anlatılan birkaç vaka analizi üniversite son sınıfımda tez konumdu. Keza ben de satın alma kararını yönlendirebilen gizli bir geçit veya yöntem varsa keşfetmeye hevesliydim.</p>
<p>&#8220;Subliminal&#8221; veya bilinçaltı reklamcılık olarak tanımlanan yöntem ilk defa 1957 yılında James Vicary tarafından kullanılmaya çalışıldı. Vicary&#8217;nin iddiası New Jersey Fort Lee&#8217;de bir sinema salonunda gerçekleştirdiği deneye dayanıyordu. Deneye göre, &#8220;Picnic&#8221; adlı filmin gösterimi sırasında &#8220;Coca-Cola iç&#8221; ve &#8220;Patlamış mısır ye&#8221; yazıları 5 saniye aralıklarla saniyenin 1/3000&#8242;inde gösterilmiş ve Coca Cola satışları %57.8, patlamış mısır satışları ise %18.1 artış göstermişti.</p>
<p>Fakat, Vicary&#8217;nin şöhreti uzun sürmedi. Kısa bir süre sonra Dr. Henry Link araştırmayı tekrarladı ve belirtilen satış oranlarına yakın bir artış görülmediğini belirtti. Ocak 1958&#8242;de de FCC&#8217;nin hükümet görevlileri ve basını dahil ettiği benzer bir deney daha gerçekleştirildi. Vicary&#8217;nin deneyi ile birebir aynı olan film gösteriminin çıkışında Senatör Charles E. Potter&#8217;ın yorumu deneyin başarısızlığını esprili bir ifadeyle ortaya koydu; &#8220;HotDog yemek istiyorum.&#8221; ve 1958 yılının sonlarına doğru da James Vicary&#8217;s Subliminal Projection Company kapandı.</p>
<p>Bilinçaltı reklamcılıkla ilgilenen bir diğer isim olan Vance Packard&#8217;ın şöhreti Vicary&#8217;den biraz daha uzun sürdü. Beyin yıkama ve zihin kontrolü gibi korkularla beslenen Soğuk Savaş döneminin meşhur karakteri Packard basılı reklamlarda gizlendiğini iddia ettiği bilinç altı mesajlara yoğunlaştı. Buzlu viski bardaklarının içinde cinsel objeler aramalar ilk bu döneme denk gelir.</p>
<p>Vicary&#8217;den iki asır sonra Kanadalı Profesör Wilson Bryan Key reklam dünyasının Amerika&#8217;yı nasıl manipüle ettiğini tekrar gündeme getirdi  ve gizli obje arayışını daha da popülerleştirdi. Key&#8217;e göre &#8220;SEX&#8221; kelimesi oyuncak bebek reklamlarından Las Vegas turizm rehberlerine kadar birçok yere gizlenmişti ve Amerika şuursuz bir şekilde satın almaya teslim olmuştu.</p>
<p>Evet, gizli objeleri ve yazıları teşhis etmek oldukça popülerleşmişti ama etkili olup olmadığı kesin olarak kanıtlanamadı. Denemelerin hala devam ettiğini iddia edenler var.</p>
<p>Şimdi de biraz yarı gerçeklere uzanalım. &#8220;Bu reklam çok komik, öyleyse çok etkili&#8221; veya &#8220;Ee, bu hiç komik değil&#8221;</p>
<p>Önce reklamın marka sponsorluğunda yapılan stand up komediler olduğunu varsayanlar topluluğunun iddialarını nereden aldıklarını inceleyelim.</p>
<p>1990 yılında Reklam Araştırmaları Vakfı&#8217;nın gerçekleştirdiği Reklam Araştırması Geçerlilik Projesi&#8217;nin en şaşırtıcı sonuçlarından biri reklamın sevimliliği (likeability) ile satış rakamları arasında doğru orantı olduğuydu. Bu araştırmayla beraber gelişen düşünce ekolü reklamda sevimliliğin iknayı artırdığını savunuyordu.</p>
<p>Ve reklamda sevimlilik popüler bir tür haline geldi.</p>
<p>Peki, bir reklamı sevimli yapan şey nedir? Mizah mı? Yaratıcılık mı? İkna edebilmek için eğlendirici ve komik olmak şart mıdır?</p>
<p>Ogilvy Center&#8217;ın bu konuda yürüttüğü bir araştırma uzun bir literatür taramasından sonra oluşturulan beş sıfatın (yaratıcı, anlamlı, enerjik, kötü izlenim bırakan ve sıcak) reklamı beğenme ile ilişkisini inceledi.</p>
<p>Sonuçlar şaşırtıcı:</p>
<p>Öncelikle reklam sevimliliği üzerinde ürün kategorisinin önemli bir etkisi olduğu ortaya çıktı. Fakat daha da önemlisi &#8220;Beğenme ile en yüksek ilişkisi olan faktör, beklenebileceğinin aksine yaratıcılık değildi. Sevimliliği oluşturan en önemli faktör &#8220;anımsamaya değer&#8221;, &#8220;etkili&#8221;, &#8220;gerçekçi&#8221;, &#8220;inanılır&#8221;, &#8220;ikna edici&#8221; ve &#8220;bilgilendirici&#8221; olarak tanımlanan &#8220;Anlamlı&#8221; sıfatıydı.</p>
<p>Kıssadan hisse, etkili bir iletişim stratejiniz yoksa, ne bilinçaltına gizli mesajlar göndermek ne de çok komik olmak işinize yarar.</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<p>Dixon, Norman F. (1971), Subliminal Perception: The nature of a controversy, New York: McGraw-Hill</p>
<p>Seitz, Aaron R.; Watanabe, Takeo (2003), &#8220;Is subliminal learning really passive?&#8221;, Nature 422 (6927): 36</p>
<p>Subliminal Seduction: How Did the Uproar over Subliminal Advertising Affect the Advertising Industry?</p>
<p>Timothy Joyce, Reklam Nasıl İşe Yarar, Reklam Nasıl İşe Yarar: Araştırmanın Rolü, Reklamcılık Vakfı, 1998</p>
<p>Alexander L. Biel, Sevimlilik: Neden Sevilen Reklam Çok Satar, Reklam Nasıl İşe Yarar: Araştırmanın Rolü, Reklamcılık Vakfı, 1998</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mienotes.com/2009/09/bilinc-alti-manipulasyon-mizah-ve-ikna/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tutkularını takip eden bir girişimci</title>
		<link>http://www.mienotes.com/2009/07/tutkularini-takip-eden-bir-girisimci/</link>
		<comments>http://www.mienotes.com/2009/07/tutkularini-takip-eden-bir-girisimci/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2009 02:24:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tugce Esener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Lokal]]></category>
		<category><![CDATA[fikir]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mienotes.com/?p=439</guid>
		<description><![CDATA[HomeShopr ve ReciClick'in kurucusu Hermann ile harika bir 4 Temmuz pikniğinde tanıştım. Onu ve şirketini uzun zamandır anlatmayı düşünüyordum ama nereden başlayacağıma karar veremiyordum. İşine olan tutkusunu ve heyecan verici bulduğum fikrini onun kadar etkili aktaramamaktan çekiniyordum. Bu yüzden bir röportaj yapmaya ve sözü ona bırakmaya karar verdim.

Kısaca tanıtmak gerekirse Hermann çiçeği burnunda bir girişimci. Şirketi çevrimiçi sitelerde yer alan yemek tariflerini alışveriş listesine dönüştüren bir sistem sunuyor. Tek bir tuşla tarifin içeriğini listeliyor ve iPhone aplikasyonuna gönderiyor. Üstelik evde genelde bulunan malzemeleri ayrı, tarife özel malzemeleri ayrı ayrı göstererek gereksiz malzemelerin listeden çıkartılmasını da sağlıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: left; margin-right: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F07%2Ftutkularini-takip-eden-bir-girisimci%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.mienotes.com%2F2009%2F07%2Ftutkularini-takip-eden-bir-girisimci%2F&amp;source=tesener&amp;style=normal" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><a href="http://homeshopr.com/" target="_blank">HomeShopr</a> ve ReciClick&#8217;in kurucusu Hermann ile harika bir 4 Temmuz pikniğinde tanıştım. Onu ve şirketini uzun zamandır anlatmayı düşünüyordum ama nereden başlayacağıma karar veremiyordum. İşine olan tutkusunu ve heyecan verici bulduğum fikrini onun kadar etkili aktaramamaktan çekiniyordum. Bu yüzden bir röportaj yapmaya ve sözü ona bırakmaya karar verdim.</p>
<p>Kısaca tanıtmak gerekirse Hermann çiçeği burnunda bir girişimci. Şirketi çevrimiçi sitelerde yer alan yemek tariflerini alışveriş listesine dönüştüren bir sistem sunuyor. Tek bir tuşla tarifin içeriğini listeliyor ve iPhone aplikasyonuna gönderiyor. Üstelik evde genelde bulunan malzemeleri ayrı, tarife özel malzemeleri ayrı ayrı göstererek gereksiz malzemelerin listeden çıkartılmasını da sağlıyor.</p>
<p>Şimdi söz Hermann&#8217;da;</p>
<p><a href="http://www.mienotes.com/wp-content/uploads/2009/07/HMJ-with-Orange-Tie.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-440" title="HMJ with Orange Tie" src="http://www.mienotes.com/wp-content/uploads/2009/07/HMJ-with-Orange-Tie-198x300.jpg" alt="HMJ with Orange Tie" width="152" height="229" /></a></p>
<p><strong>Biraz kendinden bahseder misin? Özellikle de sağlıklı ve lezzetli yemeklere olan tutkundan&#8230; </strong></p>
<p>Çocukken annem her gece yemek pişirirdi ve hep beraber sofraya otururduk. Ama zaman geçtikçe ve biz büyüdükçe aile yemeğini organize etmek güçleşti. Anne baba çalışınca biz çocuklar kendi başımızın çaresine bakmak zorunda kalıyorduk. Bazen ben arkadaşlarımla yerdim, kardeşimin ne yaptığını bile bilmezdim. Amerika&#8217;da birlikte yemek yeme alışkanlığı giderek azalıyor. Bence bu kötü bir durum. Üstelik benim jenerasyonum ebeveynlerime oranla çok daha uzun saatler çalışıyor ve hayatın tadını çıkartamıyor.</p>
<p>Şimdi yetişkin bir birey olarak baktığımda başarının yalnızlık getirmek zorunda olmadığını düşünüyorum. Şirketimi kurma amacım da buydu. Sağlıklı beslenme alışkanlığı sadece sağlık için değil hayata bağlanmak için de çok önemli. İnsanları bir araya getirmeyi çok seviyorum ve yemek bu iş için harika bir bahane. Bence insanlar bir ekmeği paylaşmanın keyfine vardığında sorunların çözümlenmesi de kolaylaşıyor. Çünkü hayatın içinde nerede durduğumuzu kim olduğumuzu hatırlamamızı sağlıyor.</p>
<p>Ben de bu hedefle yola çıkarak insanların evde yemek yapmasını kolaylaştırmaya karar verdim.</p>
<p><strong>Peki HomeShopr nedir? Nasıl başladı? Hedefi neydi? </strong></p>
<p>İnsanların neden yemek yapmadığını anlamak için küçük bir araştırma yaptım. En önemli neden yemek pişirmeye zamanlarının olmadığını düşünmeleriydi. İkinci sebep ise genellikle yemek pişirmek için gerekli malzemelerin evde olmamasıydı. Üçüncü ve dördünce sebepler ise yemek yapmayı bilmemek ve ne pişireceğini bilmemekti. Bu dört sorun içerisinde bence en önemlisi ikincisiydi. HomeShop&#8217;ı kurduğumda evdeki malzeme eksikliğini giderecek bir çözüm arıyordum. Aklıma ilk gelen şey de alışveriş listesiydi.</p>
<p>İnsanların alışveriş listesiyle alışveriş yapmamasının sebeplerini araştırdığımda ya liste oluşturmayı beceremediklerini ya da listelerini evde unuttuklarını gördüm. Çözümümün bu iki sorunu birden çözmesi gerekiyordu. Apple&#8217;ın iPhone için üçüncü parti aplikasyon uygulamalarına izin vereceğini duyduğumda bunun liste hazırlamak için harika bir platform olacağını düşündüm. iPhone&#8217;un geniş ekranı ve yüksek kaliteli grafik özelliği bu iş için biçilmiş kaftandı. Üstelik insanlar tıpkı kredi kartları gibi yanlarından telefonlarını da hiç ayırmıyordu. Telefon alışveriş listesinin unutulması sorununu çözünce geriye listenin hazırlanmasını kolaylaştırmak kaldı.</p>
<p><strong><a href="http://www.mienotes.com/wp-content/uploads/2009/07/HomeShop-on-iPhone.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-441" title="HomeShop on iPhone" src="http://www.mienotes.com/wp-content/uploads/2009/07/HomeShop-on-iPhone-282x300.jpg" alt="HomeShop on iPhone" width="117" height="123" /></a>ReciClick&#8217;ten de biraz bahsedebilir misin? Hedef neydi? Nasıl gidiyor? </strong><br />
Şirketi kurduğumda çözümün donanım olduğunu düşünmüştüm. Bir tarayıcı satın aldım ve Mac Mini&#8217;m için bir yazılım geliştirdim. Evimde kullandığım malzemelerden oluşan 300 parçalık bir veritabanı oluşturdum. Sistemi çöpün yanına yerleştirdim ve malzeme bittiğinde çöpe atmadan önce barkodunu tarayıcıya okuttum. Hatta banyo, ofis ve çöpün olduğu diğer odaya da birer tarayacı yerleştirerek işi geliştirdim.</p>
<p>Alışveriş listemin eksiksiz olması için iyi bir çözüm olduğunu düşünmüştüm. Ortağım Eric&#8217;le birlikte tek bir bilgisayar ve iki kablosuz uydu bağlantısı yapabilen tarayıcıyı $120 gibi bir fiyata satmaya karar verdik. Başlangıçta biraz karsız gibi duruyordu ama üyelik aidatı ile toparlamayı düşündük. Tarayıcı verilerini de satarak gelir elde etme yöntemleri geliştirdik. Ama ekonomik krizle beraber insanların &#8220;olsa iyi olur&#8221; türü ürünlere yatırım yapmayacağını gördük. İşler zora girince bütçeler kısılıyor ve bizim iş modelimiz de riske giriyordu. Önce çevrimiçi süpermarketlere fikri götürdük ve ürünü ücretsiz olarak müşterilerine vermelerini önerdik. Ama reddedildik. Sonra beyaz eşya üreticilerine ürünümüzü buzdolaplarına entegre etmelerini önerdik ama onlar da reddetti. Buzdolabı pazarının %90&#8242;ı üç şirketin elindeydi ve kimse riske girmeye gerek görmedi. 9 ay sonra vazgeçtik ve iş aramaya başladık.</p>
<p>Sonra o yıl Şükran gününde eşim beni süpermarkete alışveriş için gönderdi. Süpermarket eşlerinden telefonda direktif alarak alışveriş yapmaya çalışan erkeklerle doluydu. Biri eşinin çevrimiçi tarif sitelerinden birinde bulduğu bir tarifi telefonda dinliyor bir yandan da malzemeleri bulmaya çalışıyordu. İşte o an sorunu çözdüm! Tarayıcılarla alışveriş listesi oluşturmak yerine yemek tarifi veren sitelerle bu işi çözmeye karar verdim. ReciClick böyle başladı.</p>
<p>ReciClick eksik malzeme sorununu çözüyor. İş modelimizi de ürün satmaktan reklam almaya çevirince her şey yerli yerine oturdu. Hizmetimiz ücretsiz. Şimdi daha geniş kullanıcı kitlesine hizmet verecek beta sürümü için yatırım alma aşamasındayız.</p>
<p><strong>Girişimciler için önerilerin var mı? Tutkunu takip etmek kolay bir iş mi? Tavsiye eder misin? </strong><br />
Ben en iyi okullara gittim ve paranın satın alabileceği en iyi eğitimi aldım. Ama hiçbiri beni bir girişimci olarak hayata hazırlayamadı. Diğer mesleklerde olduğu gibi zeka girişimcilik konusunda başarının temel sebeplerinden biri değil. Başarı getiren bir sorunu çözme tutkusu ve azmi. Henüz hedeflediğim başarıya ulaşamadım ama başarı yolunda hızla ilerlediğime inanıyorum ve buna şükrediyorum. Vazgeçmek istediğim zamanlar oldu. Ama durup düşündüğümde, kendime iki soru sordum: 1. &#8220;İnsanların evde yemek pişirmesi gerektiğine inanıyor musun?&#8221; 2. &#8220;Dijital alışveriş listesi fikrin buna yardımcı olur mu?&#8221; Ben bu iki sorunun cevabı evet olduğu sürece devam edeceğim.</p>
<p>Girişimciler genellikle probleme odaklanıyor, çözüme değil. Ben de başladığımda bir problemi ve çözümünü tanımladım. Ama çözümüm işe yaramayınca vazgeçtim çünkü çözümüme aşıktım. Soruna çözmeye değil. Tanrıya şükür eşim o gün eşim beni alışverişe gönderdi.</p>
<p>Hedefe ulaşmak zorsa ancak değerli olur. Yani, girişimcilik, problem çözmek, yenilik zor olmalı. Eğer basit olsaydı ödülü bu kadar büyük olmazdı.</p>
<p>Hayat herkesin istediği işi yapabildiği ve hayallerine ulaşabildiği bir masal değil. Yaşadığım onca şeyden sonra elde ettiğim başarının değerini bileceğime eminim. Çok yüksekleri de dibi de gördüm. Git gellerim oluyor. Ama ne olursa olsun, yaşadığımı hissediyorum. Hatta hayatıma hiç olmadığım kadar çok bağlıyım ve imkanım olsa bile tek bir şeyi değiştirmezdim.</p>
<p>Her şey bir kenara umarım tarih hayatımın yaşamaya değer olduğunu gösterir.</p>
<p>Evet, sözü Hermann&#8217;a bırakmak en doğrusu oldu.</p>
<p>İlgilenenleri ReciClick hakkında daha detaylı bilgi almak için <a href="http://www.youtube.com/watch?v=ocFGg1ofWZQ" target="_blank">buraya </a>alalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mienotes.com/2009/07/tutkularini-takip-eden-bir-girisimci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
