20 Aralık 2011
Retrospektif bir trend analizi
Yılın en eğlenceli dönemi başlıyor: Gelecek yıl kehanetleri…
Yükselen trendler, çok acayip teknolojiler ve süper ‘engagement’ çareleri havada uçuşuyor. Klavye Nostradamus’larının en popüler olduğu dönem.
Ben, yeni yıla girmeden geçen yılın muhasebesini yapmayı, geleceğin kehanetini yapmaktan daha heyecanlı ve faydalı bulanlardanım.
Hatta şöyle biraz daha da geriye, ta sektörün doğuşuna gidip oradan başlamak istiyorum değerlendirmeye. Reklam ve pazarlama tarihini Facebook’un kuruluşuyla bir sananlar için de faydalı olur.
Reklam ajanslarının kuruluşuna yani sektörün mecralardan (gazete ve açıkhava) toptan yer alıp parça parça satmak üzere kurulduğu dönemlere baktığımızda iyi reklamcı en çok ‘okuyucu/izleyici’yi getiren mecrada en iyi satın almayı önerendi.
Güzel günlermiş..
1950′lerin savaş sonrası refahla beraber gelen tüketim günlerinde mecradan pay satmanın yanı sıra ürünün ne işe yaradığını etkili şekilde anlatma dönemi başlıyor. Bu dönemde iyi reklamcı ‘aracı’ kurum değil kalemini kıvrak kullanandı. Yani, ürünün ne işe yaradığını anlat, alacak adama göster, ürünü sat…
Rekabetin artmasıyla ‘ikna sanatımızı’ konuşturmaya başladığımız ve USP’leri sonrasında ESP’leri keşfettiğimiz dönemler başlıyor. Bu dönemlerde iyi reklamcı ‘ürünü diğerlerinden ayrıştırmayı’ başarandı.
Sonra marka, logo, imaj savaşları… Marlboro Man’lerin ve Coca Cola ‘Gerçek şey’ sloganlarının keşfedildiği pazarlama tarihinin en agresif dönemleri. Ürüne yaşam tarzı, kişilik, kimlik falan katmaya çalıştığımız dönemler.
Kitleselden biraz daha demografi, yaşam tarzı gibi ayrışımlarla segmentlere odaklandığımız ve söylemimizi onlara göre şekillendirmeye başladığımız dönemlerden bugünlere geliyoruz.
Yani kısaca;
50′lilerde tüketici yarattık.
60-70′lerde tüketiciyi ikna ettik.
80 – 90′larda imajlar yarattık.
90′lardan 2000′lere lovebrand’ler ve ikonlar yaratttık.
Ve geldik 2011′e.. Bu yıl veya bu aralar ne yarattınız diye soranlara bol bol kampanyatör yarattık diyoruz. İyi reklamcının, en çok adam toplayan reklamcı olduğu bir dönemdeyiz.
Çok şükür. Başa döndük.
‘Geleneksel reklam öldü, çok acayip teknolojiler ve Sosyal medya geldi’ diyenleri görüyorum ve artırıyorum.
‘Pazarlama sanatı öldü’
Hoşgeliyorsun 2012.







Ağır olmuş
:-P