Mie Notes

13 Kasım 2009

Sosyal medyada “hazır formül”

Publicis Group’un bir departmanı olan Performics tarafından Ekim 2009′da yürütülen araştırmaya göre sosyal medya kullanıcılarının %32’si kupon ve indirim gibi promosyonların etkili olduğunu iddia etmiş.

Razorfish Digital Brand Experience 2009 raporuna göreyse; Twitter’da marka takip eden kullanıcıların %44′ü, MySpace ve Facebook’da da %37’si özel indirim ve teklifler için markaları takip ediyormuş.

“Hazır formül” ihtiyacı içinde büyük fikir peşinde koşan bir endüstri için tehlikeli istatistikler…

Özellikle de gelişigüzel mesaj bombardımanına tutup aradan bir tutam ilgiliyi “ikna” etme yöntemine yatkın bir sektör için tehlikeli.

Razorfish’in araştırma sonuçları biraz daha detaylı incelendiğinde; marka takipçilerinin %23.5′inin markanın mevcut tüketicisi olduğu için, %22.7’sinin de markanın eğlenceli veya ilgi çekici içerik paylaşımı olduğu için takip ettiği ortaya çıkıyor. %3.5 gibi küçük bir oran da hizmet, destek ve ürün haberi için takip ediyormuş. Ama bu istatistikler pek iç açıcı değil. Bu rakamlara göre hem marka sahibine hem de reklam ajansına daha fazla “ödev” düşüyor.

Tüketicinin kim olduğunu, ne istediğini, hangi sorununa çözüm aradığını anlamak…
İlgisini çeken veya ihtiyacı olan içeriği üretmek…
İhtiyacı olan müşteri hizmetlerini sağlamak, anlamlı ürünler geliştirmek…

Daha da önemlisi araştırmaya katılanların sadece %25.5′i Twitter’da bir marka takip ediyormuş.

Yani tüketicilerin yüzde yirmi beşinin yüzde kırk dördü özel indirim ve tekliflerin peşinde.

Bu açıdan bakıldığında pek de ağız sulandırıcı değil, öyle değil mi?

Halbuki “yeni” ve “büyük fikri” nihayet bulmuştuk.

Tüh.

Kaynaklar:

Does the Hard Sell Work on Social Nets?

Social Net Users Ready to Be More than Just Brand Friends: Study

Study: Twitterers More Receptive To Ads Than Other Social Net Users

The Razorfish Digital Brand Experience Report / 2009

4 Comments currently posted.

Burcu Tüzün says:

Baktığımızda sosyal medyada aslında en iyi iş yapan ve en fazla takip edilen markaların genelde “customer care” için kullanan markalar olduklarını görüyoruz. Bunun çok fazla avantajı da var. Çağrı merkezi trafiğine olumlu etkisiyle birlikte, hızlı reaksiyonlar, ürün için online focus grup oluşturma, faq tadındaki soruları public cevaplayarak sorulma sıklığını düşürme gibi maliyet odaklı çok sayıda avantajı var. Ancak direkt satışa çevirme konusunda Pizza Hut ve Dell dışında başarı yüzdesi olan yok gibi. Belki dönemsel indirimlerle yürütülebilir. Ama Türkiye’de kupon sistemi sosyal medyada ne kadar tatmin eder bilmiyorum :)

Muge Cerman says:

Ellerin dert görmesin içim yağ bal bağlıyor sen bunları yazdıkça :) Teşekkürler yazdığın ve paylaştığın için.
Sevgi ve ışıkla kal…

Yusuf İbili says:

Merhaba Tuğçe,

Webrazzi’de bir süre önce hediye/indirim kuponları üzerine bir yazı yazmıştım. Efektik olarak nasıl kullanılacağını ve iş modellerinin başarılarını da açıklamıştım.

Yazdıkların çok değerli. Dikkat edilmesi gerekilen konular.

Dileyenler buradan ulaşabilir: http://www.webrazzi.com/2009/10/16/online-private-shopping-ve-karsilastirma-siteleri-bu-is-modelleri-neden-basarili/

Ufuk Özgül says:

Markanın ne istediği değil tüketicinin ne istediğine odaklanmanın, Customer Centric” yaklaşımların gerektiğini yıllardır ezberledik ama dediğin gibi bu yeni dünya sanki markaların daha az yorulduğu, tüketicilerin de taş devri dönemine döndüğü bir fırsat gibi sunuldu.Sosyal medya ile tüketicinin güçlendiği vurgusu yapılırken hala daha bunun benim hedef kitlem için ne önemi var düşüncesiyle yola çıkmayanların olduğuna inanmak zor…

Post a comment on this entry: