Mie Notes

Mie Notes Archives: Kasım 2009

·

30 Kasım 2009

Büyük ideal, Drucker ve yeni çağ

Harvard Business Review Kasım 2009 sayısını “Peter olsa ne yapardı?” başlığıyla bütünüyle Peter Drucker’a adamış. Harvard Business Review’ın eski editörlerinden olan Rosabeth Moss Kanter makalesinde Drucker’ın 80′li yılların başında şu an içinde bulunduğumuz ekonomik krizin uyarısını yaptığını anlatıyor.

Drucker yöneticilerin kısa döneme odaklanarak kar elde etmek için aldıkları riskleri vurgulamış ve Amerikan otomotiv sektörünün yenilenmediği takdirde kendini yok edeceğini öngörmüş. Daha da önemlisi kar odaklı çalışan motivasyonunun şirketler için uzun vadede ciddi bir sorun oluşturacağını ve özellikle “bilgi işçileri” olarak tanımladığı grubun üretkenliğini artırmak için şirketin motive edici bir vizyon ve amacı olması gerektiğini iddia etmiş.

continue reading... » 2 Comments

18 Kasım 2009

Satın alma kararı, eksik parça ve tüketici içgörüsü

Fikrin vahiy yoluyla belirmesi nadiren rastlanan bir durumdur. Bir şirkete yön veren bakış açısının tuvalette, kaçarken veya geviş getirirken ortaya çıkması ise şehir efsanesidir. Hem tüketici hem de pazar hakkında derin bir içgörü gerektirir. Fakat haberler hep kötü değil. Artık tüketiciler hakkında hiç olmadığımız kadar çok bilgiye sahibiz. Körlemesine atışlar yapmamıza ve karanlık denizlere ağ [...]

continue reading... » 2 Comments

16 Kasım 2009

Pazarlama iletişimi, strateji ve taktikler

Pazarlama iletişiminin derinliklerinde kaybolmadan, geleceği ile ilgili derin analizler yapmadan ve gelenekselcilere atıp tutmadan önce bazı temel kavramları yerli yerine oturtmakta fayda var. Ne de olsa, hangi mecrada olursa olsun yaptığımız iş pazarlama iletişimi, öyle değil mi?

En önemli kuraldan başlayalım; pazarlama iletişimi sanıldığı gibi, büyülü, gizemli, bazen tutan bazen tutmayan denemeler bütünü değildir. Odaklı, anlamlı, açık bir stratejiye ihtiyaç duyar. Mecralar değil, stratejiler işe yarar.

“Bu yıl stratejimiz eğlenceli bir marka olmak.”
Peki, çok eğlenceli bir fikrim var?

continue reading... » One Comment

13 Kasım 2009

Sosyal medyada “hazır formül”

Publicis Group’un bir departmanı olan Performics tarafından Ekim 2009′da yürütülen araştırmaya göre sosyal medya kullanıcılarının %32′si kupon ve indirim gibi promosyonların etkili olduğunu iddia etmiş.

Razorfish Digital Brand Experience 2009 raporuna göreyse; Twitter’da marka takip eden kullanıcıların %44′ü, MySpace ve Facebook’da da %37′si özel indirim ve teklifler için markaları takip ediyormuş.

continue reading... » 4 Comments

10 Kasım 2009

Büyük fikir ve pazarlama iletişimi ekosistemi

Ad:Tech 2009 San Francisco konferansında IAB tarafından sunulan “The State of the Industry” paneli sektörün yeni taktikler ve mecralar değil “büyük fikir” arayışında olduğunu tekrar kanıtladı.

Bunu zaten bir süredir biliyorduk.

Booz & Company’nin 2008 yılında ANA CMO Roundtable’da gerçekleştirdiği sunumda pazarlama dünyasının mevcut durumunu güzel özetlemişti:

Artan izleyici fragmentasyonu
Bulanıklaşan mecra sınırları
Yatırım geri dönüşünü ölçümlemenin artan önemi
Tüketici içgörüsü eksikliği
Taktik ve mecra bolluğu

continue reading... » 0 Comments

6 Kasım 2009

Yaratıcı fikir değerlendirirken 13D

Young Guns başvuruları için son birkaç gün.. Yaratıcı beyinlere yardımcı olması için yaratıcı bir beyinden harika bir sunum. Fikir degerlendirirken 13D! View more presentations from Alemsah Ozturk.

continue reading... » 0 Comments

5 Kasım 2009

Elmalar, armutlar ve tıklar

Çevrimiçi reklamcılık rüştünü ispatlama çabasında ya geleneksel mecraların sonunun geldiğini iddia ediyor ya da tıklanma, izlenme rakamlarına sığınıyor. Fakat her iki yöntemin de reklamveren açısından pek etkili olduğu söylenemez. Çevrimiçi dünya sızlanmaya, reklamveren ise ayak diretmeye veya “denemeye” devam ediyor.

Nielsen’ın Kasım 2009′da yayınladığı rapora göre çevrimiçi reklamcılığın pastadan hak ettiği payı alabilmesi için cevaplaması gereken iki temel sorudan biri; “Çevrimiçi reklamcılık, reklamverenin alışkın olduğu ve tercih ettiği mecralar ile nasıl etkin bir şekilde kıyaslanabilir?”

Bir tarafta GRP’ler yer alırken diğer tarafta direkt pazarlama ölçütlerine göre raporlamanın yapılması hem reklamverenin çevrimiçi mecraların genel pazarlama iletişimine ne ölçüde katkıda bulunduğunu saptayamamasına neden oluyor hem de çevrimiçinin hala “deneysel” ve “ekstra” bir mecra olarak algılanmasına neden oluyor.

continue reading... » One Comment

2 Kasım 2009

Varsayımlar ve bütünleşik pazarlama iletişimi

E-Marketer’ın Ekim 2006′da yayınladığı rapora göre ABD’de cep telefonu kullanıcılarının %26′sı karşılığında bir ödül (indirim vb) olduğu takdirde cep telefonlarından reklam izlemeye gönüllü olabileceğini belirtmiş.

Pazarlama iletişiminde durumun ne kadar vahim olduğunu gösteren bir araştırma daha. Görünüşe göre pazarlamanın kurtarıcısı olmasını umut ettiğimiz “yeni” mecralar da eski varsayımlar ve bakış açılarıyla körelecek. Şimdi de rüşvetle izlettiğimiz reklamların “sihirli” bir şekilde etkili olabileceğini varsayacağız.

Olsun, varsaymaya alışkın bir sektörüz.

continue reading... » One Comment

·