<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Savunma mekanizmaları ve satın alma kararları yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.mienotes.com/2009/10/savunma-mekanizmalari-ve-satin-alma-kararlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mienotes.com/2009/10/savunma-mekanizmalari-ve-satin-alma-kararlari/</link>
	<description>Pazarlama dünyasına dair gelişmeler hakkında makeleler, sunumlar ve kitap önerileri</description>
	<lastBuildDate>Sat, 10 Jul 2010 07:06:49 -0700</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Melih Cılga</title>
		<link>http://www.mienotes.com/2009/10/savunma-mekanizmalari-ve-satin-alma-kararlari/comment-page-1/#comment-648</link>
		<dc:creator>Melih Cılga</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 06:36:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mienotes.com/?p=663#comment-648</guid>
		<description>Tıpkı rasyonel kararlarımız gibi duygularımız da bilinç ve bilinçaltının işbirliğiyle üretilir. O halde, iletişimciler tarafından ustaca kurgulanmış bir vaadin gerçek olabileceğine kendimizi inandırma eğilimimiz, acaba sonradan kazanılmış bir alışkanlık mıdır, yoksa insanın doğasında olan ve bizi hayata bağlayan temel güdülerden biri midir? 
Örneğin, söz konusu vaat yeterince cazip geliyorsa, algılamak ve “doğru kabul etmek” kolayca birbirine karışabiliyor ve bir algıyı hemen gerçeklik yerine koyabiliyoruz... Ayrıca, algılarımızdan alışkanlıklar üretmeye de fazlasıyla eğilimliyiz. Çünkü alışkanlık demek, kolayca sürdürülebilir denge hali demek: 
Galiba neleri rasyonalize etmek istediğimiz, ne kadar sürdürülebilir huzur istediğimizle ilişkili... :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tıpkı rasyonel kararlarımız gibi duygularımız da bilinç ve bilinçaltının işbirliğiyle üretilir. O halde, iletişimciler tarafından ustaca kurgulanmış bir vaadin gerçek olabileceğine kendimizi inandırma eğilimimiz, acaba sonradan kazanılmış bir alışkanlık mıdır, yoksa insanın doğasında olan ve bizi hayata bağlayan temel güdülerden biri midir?<br />
Örneğin, söz konusu vaat yeterince cazip geliyorsa, algılamak ve “doğru kabul etmek” kolayca birbirine karışabiliyor ve bir algıyı hemen gerçeklik yerine koyabiliyoruz&#8230; Ayrıca, algılarımızdan alışkanlıklar üretmeye de fazlasıyla eğilimliyiz. Çünkü alışkanlık demek, kolayca sürdürülebilir denge hali demek:<br />
Galiba neleri rasyonalize etmek istediğimiz, ne kadar sürdürülebilir huzur istediğimizle ilişkili&#8230; :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
