Mie Notes

3 Eylül 2009

İtibar, arama ve bütünleşik pazarlama iletişimi

Wired dergisinden Clive Thompson “Google bir aama motoru değil itibar yönetim sistemidir” demiş. Haklı buyurmuş. iProspect’in Nisan 2006′da yürüttüğü “Arama motoru kullanım alışkanlıkları” araştırması çevrimiçi dünyada bulunamıyorsan yoksun anlayışını bir adım ileriye taşıdı.
Araştırma sonuçlarına göre;
- Arama yapanların %62′si (Bu oran 2002 yılında %48′miş) ilk sayfada yer alan sonuçlara tıklıyor ve %90′ı (2002 yılında %81) arama sonuçlarının sadece ilk üç sayfasını inceliyor.
- Arama sonuçlarında aradıklarını bulamayanların %41′i ek kelimelerle yeni bir arama yapmaya yöneliyor. İlk üç sayfada aradıklarını bulamayanların %88′i ek kelimelerle yeniden arama yapıyor.
- Arama motoru kullanıcılarının %36′sı ilk üç sırada yer alan şirketlerin lider veya uzman olduklarına inanıyor. %39′u nötr kalıyor.
Bu ne demek?
1. Arama sonuçlarında ilk 3 sayfada hatta ilk 3 sırada yer almak çok önemli.
2. Tanımlamalarda daha uzun anahtar kelimeler kullanmak mümkün.
3. Marka değeri ile arama sonuçları ilintili.
Kısaca marka itibarı kriterlerinin değiştiğini söyleyebiliriz. Özenle tasarladığınız reklam kampanyanızın ardından sizi arayan tüketici sizi değil de rakibinizi bulursa paranızı boşa harcadınız demektir.
Veya özenle tasarladığınız websitenizin anahtar kelimeleri marka iddianızı ve tasarladığınız kampanyanın anahtar kelimelerini taşımıyorsa kancayı attığınız meraklı tüketicinizi yarı yolda bırakacaksınız demektir.
İletişim hizmetlerini parça parça değil bir bütün olarak düşünmek ve tasarlamak gerekir demem bundandır.

Wired dergisinden Clive Thompson “Google bir arama motoru değil itibar yönetim sistemidir” demiş. Haklı buyurmuş. iProspect’in Nisan 2006‘da yürüttüğü “Arama motoru kullanım alışkanlıkları” araştırması çevrimiçi dünyada bulunamıyorsan yoksun anlayışını bir adım ileriye taşımıştı.

Araştırma sonuçlarına göre;

- Arama yapanların %62′si (Bu oran 2002 yılında %48′miş) ilk sayfada yer alan sonuçlara tıklıyor ve %90′ı (2002 yılında %81) arama sonuçlarının sadece ilk üç sayfasını inceliyor.

- Arama sonuçlarında aradıklarını bulamayanların %41′i ek kelimelerle yeni bir arama yapmaya yöneliyor. İlk üç sayfada aradıklarını bulamayanların %88′i ek kelimelerle yeniden arama yapıyor.

- Arama motoru kullanıcılarının %36′sı ilk üç sırada yer alan şirketlerin lider veya uzman olduklarına inanıyor. %39′u nötr kalıyor.

Bu ne demek?

1. Arama sonuçlarında ilk 3 sayfada hatta ilk 3 sırada yer almak çok önemli.

2. Tanımlamalarda daha uzun anahtar kelimeler kullanmak mümkün.

3. Marka değeri ile arama sonuçları ilintili.

Kısaca marka itibarı kriterlerinin değiştiğini söyleyebiliriz. Öte yandan özenle tasarladığınız reklam kampanyanızın ardından sizi arayan tüketici sizi değil de rakibinizi bulursa paranızı boşa harcadınız da demektir.

Veya özenle tasarladığınız websiteniz marka iddianızı ve tasarladığınız kampanyanın anahtar kelimelerini taşımıyorsa kancayı attığınız meraklı tüketicinizi yarı yolda bırakacaksınız demektir.

İletişim hizmetlerini parça parça değil bir bütün olarak düşünmek ve tasarlamak gerekir demem bundandır.

No Comments currently posted.

Post a comment on this entry: