5 Eylül 2009
Bellek, Talamus ve Farkındalık
NTV Bilim bu ay “Belleğin sırları” konusunu işlemiş. Hafıza ve hatırlama süreçleri ile ilgili enteresan bir hikaye ile başlayan makale, farkındalık sürecine de kısa bir şekilde değiniyor.
Ben de uzun zamandır farkındalık konusunu biraz ele almak istiyordum.
NTV Bilim; “Karşılaştığımız, dikkatimizin yöneldiği, algıladığımız her duyum beyinde “talamus” adı verilen yapıda elenerek anlık/duyumsal belleğimize alınır. Talamusun bu eleme işlemi olmasaydı … sinir sistemimize beş duyumuz aracılığıyla dış dünyadan ve ayrıca bedenimizin her bir organından, doku sisteminden gelen uyarılarla baş edemezdik” diyor.
Talamus’un görevini açıklamak için de bir örnek veriyor; “Talamus kimi zaman çok hafif uyaranların şiddetini arttırarak onların fark edilmesini sağlar. Sabaha karşı odasında uyanan bebeğin fısıltıya benzer ağlamasının sesini iki odada derin uykusunda olan annesi duyar ve uyanır. Oysa anne gece boyunca geçen trenlerin gürültüsünü hiç duymamıştır.”
Bu durumda farkındalık yaratmak için iletişim frekansını artırma yoluna gidenlerin pek de etkin bir çözüm buldukları söylenemez. Çünkü talamus bir kez uyarıcının işe yaramaz olduğuna karar verirse, dönüşü mümkün değil. En azından aynı uyarıcının başarıya ulaşamayacağını söyleyebiliriz.
Öte yandan, tüketicilerin zamanla bilinçlenerek reklam mesajlarından kaçındığı iddiası da biraz havada kalıyor. Çünkü işe yaramayan mesajları farkındalık eşiğinin altında tutmak evrim süreci değil en ilkel ve yaşamsal fonksiyonlarımızdan biri…
En fazla daha da “seçici geçirgen” olduğunu iddia edebiliriz.
Öyleyse, hep birlikte tekrarlayalım, “Pazarlama iletişiminin tüketici ile ilişkili olması ve tüketicinin ihtiyacı veya ilgisine yönelik olması şarttır”. Tüketicinizin neye ilgi duyduğunu veya ihtiyacı olduğunu bilmiyorsanız, yüksek frekanslı iletişim kampanyanız bir işe yaramaz.
4 Comments currently posted.
Uğur Özmen says:
Işıl says:
“algıda talamus” diyebiliriz o vakit buna :)
Mie Notes says:
[...] önceki yazımda zihnin işleyişinden bahsedip yoğun frekans ile farkındalık yaratmaya çalışan reklamların [...]
R. Deniz ÖNER says:
“Talamus bir kez uyarıcının işe yaramaz olduğuna karar verirse, dönüşü mümkün değil…”
Bu bana bankalardan ve GSM operatörlerinden gelen SMS’leri çağrıştırdı.
“Bilinç altında talamus değil, bilinçle bizzat ben karar vermişim gereksiz olduklarına”
Hepsini okumadan siliyorum…







Çok güzel…
Buradan yola çıkarak hedef kitle, segmantasyon konularına giriş yapılabilir… “Bu sadece PAZARLAMA’nın değil, BİYOLOJİ’nin de konusu” diyerek…
Eline sağlık Tuğçe