Mie Notes

5 Ağustos 2009

Reklamcılık tarihinin tozlu sayfaları

Reklamcılık tarihinin tozlu sayfaları tekrarlarla dolu.  Kendini bu kadar çok tekrar eden ve hala ilgi gören başka bir iş kolu yoktur herhalde. Özellikle de “yenilik” işinde olduğunu iddia eden bir sektör için bu kadar tekrar ancak geçmişi hiç incelemeden sadece geleceğe bakmaya odaklanan reklamcılarla açıklanabilir.
Çok ciddiyim. Örnek mi?
Bazı yeni dünya söylemlerine bakalım.
Mesela, “Reklamcılığın sonu geldi! Tüketiciler artık reklam mesajlarına maruz kalmak istemiyor. Reklam engelleme teknolojileri reklamın sonunu getirecek.”
Evet, doğru bir söylem. Ama oldukça eski. İlk reklam engelleme teknolojisi Dr. Gledson W. Kenrick tarafından 1934 yılında üretildi.
Veya, “Tüketiciler artan reklam kalabalığı ve seçenekleri karşısında daha fazla şüpheci bir tavır sergilemeye başladı.”
Yine doğru. Fakat tahmin edebileceğiniz gibi oldukça eski. 1940 yılında McCann-Erickson’un Araştırma Direktörü L.D. H. Weld’in kaleme aldığı “1940 Reklamcılık Trendleri” makalesinde tüketicilerin reklamlara karşı kuşkucu bir tavır sergilediğini iddia ediyor. Üstelik reklamın kişisel olarak ihtiyacı olan bir bilgiyi barındırmadığı takdirde boşa harcanan bir para olarak gördüklerini belirtiyor.
Bir diğer örnek; “Tüketici artık sesini duyurmak istiyor.”
Doğru, tüketici sesini duyurmak istiyor. Üstelik, yıllardır bunun için çaba sarfediyor. Örneğin, The Journal of Marketing’in 1942 yılında yayınladığı bir makalede tüketicilerin şirketlere sesini duyurabilmek için daha fazla organize olduklarını ve güçlü bir lobi oluşturduklarını belirtiyor. Fiyat ve ürün kalitesi üzerinde daha fazla söz sahibi olmak isteyen tüketiciler Ulusal Tüketici ve Üretici Kurulu’nu kurmak için kolları sıvadığında yıl 1942′ydi. Haliyle internet gibi çok daha basit ve kullanışlı bir mecrayı da değerlendirmeleri normal karşılanabilir.
Bir de “WOM’un tüketici satın alma kararı üzerindeki etkisi diğer tüm mecralardan daha yüksek” söylemi var.
Bu favorim. Amerika’yı yeniden keşfetmek bile denemez buna! John Arndt 1969 yılında Journal of Marketing Research’de yayınladığı makalesinde WOM’un tüketici kararını etkileyen en önemli kaynak olduğunu belirtmesinin üstünden tam 40 yıl geçti.
Sanırım ya tarihten hoşlanmıyoruz ya da Amerika’nın “yeni” keşfedildiğine inanmayı tercih ediyoruz.
Kaynaklar:
http://blog.modernmechanix.com/2007/10/22/device-shuts-off-radio-advertising-tunes-in-music/
Significant Current Trends in Marketing, L. D. H. Weld, Paul H. Nystrom, Theodore
N. Beckman, Kenneth Dameron, Donald R. G. Cowan, H. E. Erdman, Harry R. Tosdal, E. T. Grether, Paul T. Cherington, Vergil D. Reed, Paul D. Converse, Fred E. Clark Source: The
Journal of Marketing, Vol. 6, No. 4, Part 2 (Apr., 1942), pp. 7-21
Word of Mouth Advertising, Johan Arndt Source: Journal of Marketing Research, Vol. 6, No. 1 (Feb., 1969), p. 112
Trends in Advertising, 1940, L. D. H. Weld, Source: The Journal of Marketing, Vol. 5, No. 3 (Jan., 1941), pp. 224-225

Reklamcılık tarihinin tozlu sayfaları tekrarlarla dolu.  Kendini bu kadar çok tekrar eden ve hala ilgi gören başka bir iş kolu yoktur herhalde. Özellikle de “yenilik” işinde olduğunu iddia eden bir sektör için bu kadar tekrar ancak geçmişi hiç incelemeden sadece geleceğe bakmaya odaklanan reklamcılarla açıklanabilir.

Çok ciddiyim. Örnek mi?

Bazı yeni dünya söylemlerine bakalım.

Mesela, “Reklamcılığın sonu geldi! Tüketiciler artık reklam mesajlarına maruz kalmak istemiyor. Reklam engelleme teknolojileri reklamın sonunu getirecek.”

Evet, doğru bir söylem. Ama oldukça eski. İlk reklam engelleme teknolojisi Dr. Gledson W. Kenrick tarafından 1934 yılında üretildi.

6a00d8341c54ec53ef01157157726c970c-450wi

Veya, “Tüketiciler artan reklam kalabalığı ve seçenekleri karşısında daha fazla şüpheci bir tavır sergilemeye başladı.”

Yine doğru. Fakat tahmin edebileceğiniz gibi oldukça eski. 1940 yılında McCann-Erickson’un Araştırma Direktörü L.D. H. Weld’in kaleme aldığı “1940 Reklamcılık Trendleri” makalesinde tüketicilerin reklamlara karşı kuşkucu bir tavır sergilediğini iddia ediyor. Üstelik, kişisel olarak ihtiyaçları olan bir bilgiyi barındırmadığı takdirde reklamı boşa harcanan bir para olarak gördüklerini belirtiyor.

Bir diğer örnek; “Tüketici artık sesini duyurmak istiyor.

Doğru, tüketici sesini duyurmak istiyor. Üstelik, yıllardır da bunun için çaba sarfediyor. Örneğin, The Journal of Marketing’in 1942 yılında yayınladığı bir makalede tüketicilerin şirketlere sesini duyurabilmek için daha fazla organize olduklarını ve güçlü bir lobi oluşturduklarını belirtiyor. Fiyat ve ürün kalitesi üzerinde daha fazla söz sahibi olmak isteyen tüketiciler Ulusal Tüketici ve Üretici Kurulu’nu kurmak için kolları sıvadığında yıl 1942′ydi. Haliyle internet gibi çok daha basit ve kullanışlı bir mecrayı da değerlendirmeleri normal karşılanabilir.

Bir de “WOM’un tüketici satın alma kararı üzerindeki etkisi diğer tüm mecralardan daha yüksek” söylemi var.

Bu favorim. Amerika’yı yeniden keşfetmek bile denemez buna! John Arndt 1969 yılında Journal of Marketing Research’de yayınladığı makalesinde WOM’un tüketici kararını etkileyen en önemli kaynak olduğunu belirtmesinin üstünden tam 40 yıl geçti.

Sanırım ya tarihten hoşlanmıyoruz ya da Amerika’nın “yeni” keşfedildiğine inanmayı tercih ediyoruz.

Kaynaklar:

http://blog.modernmechanix.com/2007/10/22/device-shuts-off-radio-advertising-tunes-in-music/

Significant Current Trends in Marketing, L. D. H. Weld, Paul H. Nystrom, Theodore, N. Beckman, Kenneth Dameron, Donald R. G. Cowan, H. E. Erdman, Harry R. Tosdal, E. T. Grether, Paul T. Cherington, Vergil D. Reed, Paul D. Converse, Fred E. Clark Source: The Journal of Marketing, Vol. 6, No. 4, Part 2 (Apr., 1942), pp. 7-21

Word of Mouth Advertising, Johan Arndt Source: Journal of Marketing Research, Vol. 6, No. 1 (Feb., 1969), p. 112

Trends in Advertising, 1940, L. D. H. Weld, Source: The Journal of Marketing, Vol. 5, No. 3 (Jan., 1941), pp. 224-225

No Comments currently posted.

Post a comment on this entry: