26 Temmuz 2009
Yeni mezunlar için takım çalışması önerileri
Yeni mezunlar için reklam ajanslarında ayakta kalma kılavuzuyla stajın ilk haftası için bazı önerilerde bulunmuştum.
İlk haftayı atlattıktan sonra zamanla sorumluluklarınız ve görevleriniz artmaya başlayacak. Sorumluluklarınızla doğru orantılı olarak dikkat edilmesi gerekenler listesi de uzayacak.Tıpkı trafik kazalarında olduğu gibi burada da “ben bu işi biliyorum” dediğiniz noktada hata yapma olasılığınız artar.
Öncelikle lider olmadan önce iyi bir takım arkadaşı olmayı başarmanız gerekecek. Bu yüzden önce reklam ve halkla ilişkiler ajanslarının kalbini oluşturan takım meselesine biraz değinmek istedim.
Takım arkadaşlığı zor iştir. İşin stresi artıkça ve kariyer yolunda ilerledikçe başarılarınızın sizi yalnızlaştırmasına izin vermeyin. Zirve tek kişilik olabilir fakat oraya tırmanmak ve orada kalabilmek için çevrenizde iyi bir takım olması gerekir. Bilginizi de emeğinizi de paylaşmaktan çekinmeyin. Bunlar tuz, makarna ve para gibi paylaştıkça azalan değil artan şeylerdir.
Özellikle de bilgi birikimi.. Evet hazırsak, birkaç öneriyle başlayalım.
1. Fikirler: Fikirlerinize çok sıkı tutunmayın. Unutmayın fikirlerinizi kabul ettirmenin en iyi yolu onları paylaşmaktır. Fikrinize destekçi değil katkıda bulunabilecek ortaklar arayın. “Fikrimi nasıl kabul ettiririm” yerine “fikrime nasıl katkıda bulunmalarını sağlayabilirim” diye düşünün. Unutmayın fikirler doğduklarında mükemmel değildir ve ancak karşıt fikirler ve eleştiriler ile beslenerek büyürler.
Fikrinize inanıyorsanız eleştirileri dikkatle dinleyin. Ama ilk duyduğunuz eleştiriyle de yılmayın. Dikkat etmek, kabullenmek anlamına gelmesin. Her eleştiri gelişim için bir ipucudur.
2. Paylaşım: Emeğinizi de fikirlerinizi de paylaşmaktan çekinmeyin. Takımınızı bir bütün olarak görün ve bireysel başarınızın da takıma bağlı olduğunu unutmayın. İş hayatında okuldaki gibi takım arkadaşlarınızı “şikayet” ederek notunuzu yükseltemezsiniz. (Aslında bu okulda da pek işe yaramaz)
3. Motivasyon: Fikirleriniz reddedilebilir. Bitirdiğiniz projeye sıfırdan başlamak veya aynı sayfayı defalarca kontrol için okumak zorunda kalabilirsiniz. Fikir ayrılıkları olabilir veya takım arkadaşlarınızla kişisel sebeplerden dolayı anlaşamayabilirsiniz.
Sebep her ne olursa olsun motivasyonunuzu yüksek tutmayı başarmak zorundasınız. Özellikle de “her şey ters gittiğinde”. Unutmayın çözümün bir parçası değilseniz sorunun bir parçasısınız demektir. Sorunları ya çözün ya da kabullenin. Kimse sürekli işinden veya koşullarından şikayet eden biriyle uzun süre çalışmak istemez.
4. Rekabet: Rekabet her işin doğasında vardır. Bundan kaçamazsınız. Ama rekabetin şeklini belirleyebilirsiniz. Unutmayın güçlü rakipler edinmeniz gelişiminiz için faydalıdır. Rakiplerinizin eksiklerine değil sizden güçlü olduğu noktalara odaklanırsanız gelişebilirsiniz. Yükselmek için rakiplerinizin zayıf noktalarından beslenmeye çalışmak yerine kendinizi geliştirmeye odaklanırsanız sağlam adımlar atmış olursunuz.
Öte yandan bilgi birikiminizi çevrenizi ezmek için bir silah olarak kullanmanızı da tavsiye etmem. Bu rakip değil düşman kazanmanıza neden olur.
5. Takım kararı: Takım kararı her şeyden önce gelir. Doğru ya da yanlış, bir karar verildiyse bunu kabullenmeniz gerekir. Ya kararın doğru alınmasını sağlayın ya da kararı kabullenip uygulamaya geçin. Karar alınmadan önce yapılan tartışmalar faydalıdır sonrasındakiler zaman kaybı. “Ben demiştim” yerine “bu hatayı engellemek için ne yapabilirdim?” diye düşünmeniz gelişiminiz için daha faydalı olur.
Son olarak kimsenin mükemmel olmadığını da unutmayın. Herkes hata yapar. Şahsen ben buradaki önerilerimin birçoğunu hata yaparak öğrendim. Önemli olan kısa zamanda hataların farkına varmak ve ders almak.
Bu konuda ustaların hayat tecrübelerinden faydalanmak için okuma önerileri:
http://www.mugecerman.com/
http://ugurozmen.com/blog/
http://melihcilga.blogspot.com/
http://ozguruckanzone.blogspot.com/


