9 Temmuz 2009
Yeni mezunlar için sosyal ağlarda adab-ı muaşeret
Facebook hesabı olmayan var mı? Hemen hemen herkesin Facebook hesabı, hesabında bolca fotoğrafı, karizmatik biraz gizemli biraz eğlenceli profil bilgileri mutlaka vardır.
Peki ya diğer sosyal ağlar? Friendfeed, Twitter? Bu ağları birçoğunuz yeni yeni keşfetmeye başladı. Hesap bilgilerinizi oluşturup bu ağlarda kendinizi göstermeye başlamadan önce, birkaç uyarıyı dikkate almak faydalı olabilir.
Öncelikle FF, Twitter gibi ağlarda neden yer aldığınızı düşünmenizi istiyorum. Amaç okul sıralarındaki sohbeti bir platforma daha taşımak mı? Eğer öyleyse bu ağların sunduğu imkanları yeterince değerlendirmiyorsunuz demektir.
Eğer amacınız kendinizi göstermek ve daha da önemlisi hem rakiplerinizi hem de ustalarınızı takip etmek, onların bilgi birikiminden faydalanmak ise harika! O zaman hemen başlayalım.
Öncelikle birkaç uyarı:
1. Paylaşım: Evet, elbette kişisel paylaşımlarınız olabilir. Arkadaşlarınızla fikir, anı, hikaye, haber paylaşabilirsiniz. Bunda hiçbir sorun yok. Ama bunu dengeleyebilmeniz gerekir. Eğer paylaşımlarınızın büyük bir çoğunluğu sadece okul arkadaşlarınızın ve olay mahalinde bulunan birkaç arkadaşınızın anlayabileceği “geyikler” ise bir sorun vardır. 80′e 20 kuralı burada da geçerli olabilir. Paylaşımlarınızın %80′i sizi takip eden kişiler için faydalı bilgiler, haberler, fikirler %20′si ise geyik kategorisine giren yorumlardan oluşsun. Böylece hem robot gibi sadece makale ve haber paylaşmamış hem de sizi takip eden kişileri rahatsız etmemiş olursunuz. Tavsiyem: okul arkadaşlarınız veya özel sohbetleriniz için ayrı bir oda açmanız. Orada kimseyi rahatsız etmeden dilediğiniz gibi at koşturabilir, sohbet edebilirsiniz.
2. Takip: Friendfeed ve Twitter, Facebook gibi değil. Bu ağlarda tanımadığınız kişileri de takip edebilirsiniz. Üstelik dost olmanıza, sohbet etmenize de gerek yok. Faydalı bilgiler paylaşan veya takip etmek istediğiniz ustaları, rakipleri takip edin. Davet beklemeyin veya sizi tanıyıp tanımamasını dert etmeyin. Ama karşılığında sizi takip etmesini de beklemeyin. Bu şart değil. Takip edilmek istiyorsanız, 1 numaralı kurala tekrar göz atın.
3. Yorum: Takip ettiğiniz kişilerin paylaşımlarına yorum yazabilirsiniz. Faydalı veya anlamlı olmak şartıyla. Bu özellikle tanımadığınız kişiler için geçerli. Eğer paylaşılan haber veya yazı hakkında katkıda bulunabileceğiniz bir şey varsa, mutlaka ekleyin. Fikirlerinizi paylaşın.
4. Tartışma: Demogoji ve tartışma arasındaki farkı bilin. Zıtlaşmak için zıtlaşmayın. Kendinizi göstemenin çok daha iyi yöntemleri var. Bana güvenin. Kimse her konuya muhalefet eden, üstelik muhalefet etmek için muhalefet eden birini takip etmek istemez. Kısa sürede silinir gidersiniz.
Demogoji: akılcı ve mantıklı çıkarım ve tartışmalardan ziyade, halkın isteklerine, önyargılarına ve korkularına dayalı olarak yapılan siyaset ve destek arayışıdır. Yunanca demos (halk) ve agogos (liderlik yapmak) kelimelerinin birleşiminden türemiştir. Genellikle üstün bir hitabet ve propaganda yeteneği gerektirir. Çoğunlukla, popülist kavramları kullanarak ve milliyetçilik duygusunu sömürerek yapılır. Demagoji yapan kişiye “demagog” denir.
Bu ağları etkin bir şekilde kullanmak ve kendinizi doğru bir şekilde tanıtmak kariyeriniz boyunca önemli olacak. Doğru bir başlangıç yapmakta fayda var.
Her adımınızda sadece bugünü değil geleceğinizi de düşünün. Profilinize varsa blogunuzu ve LinkedIn hesabınızı, eklemeyi unutmayın.
Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Ustaların tavsiyelerini bekliyorum.







Bilgilendirici yazın için teşekkürler.
Yeni mezunlara tavsiyem, iş sosyal ağlarında ilgi alanlarıyla ilgili gruplara katılarak; forumlarda sektöre değer katacak yazılar yazmalarıdır. Aynı zamanda uzmanlar tarafından yazılmış yazılara uygun yorumlar yazarak da kendilerinin fark edilmesini sağlarlar.