13 Temmuz 2009
Pazarlama iletişiminde yeni dünya
Pazarlama iletişimi sosyal ağların ve interaktif platformların etkisiyle hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Yeni mecralar, yöntemler ve ölçümlerden oluşan gündem hızla daha fazla kişiyi etkisi altına alıyor.
Yüz yıla yakın bir süredir uyguladığımız taktikler ve yaklaşımlar bugüne kadar geliştirilen teknolojiye adapte edilebilmiş ve etkinliğini sürdürmeyi başarmıştı. Hatta gelişmelerin faydası olduğunu ve yaklaşımları güçlendirdiğini de söyleyebiliriz.
Pazarlama iletişiminin temelinde var olan potansiyel müşterini tespit et, ulaş ve mesajını ver yaklaşımı televizyonla milyonları etkisi altına almayı başarmıştı. Çevrimiçi dünyanın ilk günlerinde de benzer formlarda hayatına devam edebilmişti.
Ne kadar çok insana ulaşırsan ve mesajını ne kadar sık tekrarlamayı başarırsan o kadar başarılı olur, daha çok ürün satarsın yaklaşımı ile büyümüş bir jenerasyon şimdi bu yeni, çevrimiçi, interaktif ve çok yönlü dünyada ayakta kalmaya çalışıyor. Üstelik ezberini de hiç bozmadan.
Kimisi kısa dönemde grafikleri bir iki tık yukarı taşıyor kimisi beklediği çıkışı yakalayamayınca mecraya küsüp kafasını kuma gömmeye devam ediyor.
En kötü durumda olanlarsa geleneksel yaklaşımlarını, blog, viral, sosyal medya gibi şık terimlerle süsleyip dijital dünyada gezinenler. Bloglara basın bülteni gönderen ajanslarla, çevresi geniş, hükmü ağır Twitter’cı gençlerin eline düşüp dijital dünyadan medet umanlar.
Sosyal ağlara balıklama atlamadan ve en çok kimin arkadaşı var oyununu oynamaya başlamadan önce bir soluklanıp, yeni dünyanın sunduğu gelişmeleri değerlendirmekte fayda var.
Önce iyi haberlerle başlayalım:
1. Harika bir müşteri ilişkileri yönetimi geliştirebilirsiniz!
2. Mevcut ve potansiyel müşterilerinizin sizin hakkınızda neler düşündüğünü anında öğrenebilirsiniz!
3. Tam müşterinizin ihtiyacı olan ürünü tasarlayabilir, tam istediği yerde, istediği fiyata satabilirsiniz! Üstelik AR-Ge departmanınızı ikiye katlamadan.
4. Müşterileriniz markanızı sizin yerinize tanıtabilir! Ürünleriniz hakkındaki fikirlerini çok daha fazla kişiyle, hızla paylaşabilir!
Harika değil mi? Evet, o zaman bir de kötü haberlere bakalım:
1. Balon imaj devri bitiyor. Reklam ajanslarının özenle hazırladığı kampanyalar, sloganlar ve websitelerinin oluşturduğu güvenli kalkan etkisini yitiriyor. Acı gerçekler balon imajları ardında sırıtıyor. Üzgünüm reklam kampanyanız çok eğlenceli olabilir ama eğer gerçekten eğlenceli bir şirket değilseniz bir işe yaramayacak. Üstelik tüketicileriniz ajansınızın hazırladığı Tweet’ler veya stajyerinizin yazdığı basın bültenimsi bloglarla da ilgilenmeyecek. Siz en iyisi işi başkasına atamaktan vazgeçip markanızın kontrolünü ele geçirin. Korkmayın, araya aracı koymadan da tüketicilerinizle konuşabilirsiniz.
2. Özenle hazırladığınız satış konuşmanızı kimse dinlemeyecek! Üzgünüm, aynanın önünde çalıştınız, ezberlediniz. Biliyorum çok güzel cümleler yazdınız. Ama işe yaramayacak. Tıpkı gerçek dünyada olduğu gibi bu çevrimiçi ağlarda da insanlar biraraya gelince sohbet ediyorlar, birbirlerine slogan atmıyorlar. Siz en iyisi ezberinizi bozun ve sohbete katılın. Biraz dinleyin. Sonra biraz daha. Biri size soru mu sordu? Cevabı biliyorsanız ne güzel! Şimdi sohbete katılabilirsiniz.
3. Bir şeyi kırk kere söylerseniz olmayacak! Evet, biliyorum erişim ve mesaj frekansı çok önemli. “Tüketici dinlemiyorsa daha sık tekrar edelim” yöntemi uzun bir süre çok işe yaradı. Ta ki herkes bir ağızdan konuşmaya başlayana kadar. Aynı cümleyi tekrarlayıp durmak yerine işe yarar birşeyler söylemeye ne dersiniz? Ama siz en iyisi işe önce ne vaat ettiğinizi çözmekle başlayın. Ürün mü satıyorsunuz çözüm mü? Boyalı imajlarla mı karizmatik olmaya çalışıyorsunuz, yoksa gerçekten karizmatik misiniz? Tüketiciniz aradaki farkı anında fark ediyor.
4. Kötü haber çok çabuk yayılacak! Dosya dolaplarında gizlediğiniz kirli çamaşırlarınızla her an çevrimiçi ortamlarda karşılaşabilirsiniz. Buna hazır mısınız? Örtbas etmek de giderek zorlaşacak. Siz en iyisi “çok-yaratıcı-viral-etkili” reklam kampanyanıza onay vermeden önce eksiklerinizi tamamlamaya, hatalarınız düzeltmeye başlayın. Biri keşfetmeden önce varsa hatalı ürünler, kaba çağrı merkezi personeli gibi konularda kendinizi geliştirmek için çalışmaya başlayın.
5. Boş lafla peynir gemisi yürümeyecek! Evet, sosyal ağlar sohbet etmek, diyalog kurmak için var. Tüketicilerinizi güldürebilir, sevindirebilir veya şaşırtabilirsiniz. Ama bu size satış ve sadakat olarak dönecekleri anlamına gelmez. Ürününüz ve onu çevreleyen hizmetleriniz “idare eder” olduğu sürece sohbetiniz de pek etkili olmayacak. Siz en iyisi imaja odaklanmadan önce ürününüzü daha da önemlisi hizmetinizi bir gözden geçirin.
Dr. Augustine Fou dijital’in bir mecradan ziyade bir davranış biçimi olarak görülmesi gerektiğini öne sürüyor. “İnternette bir şeyler yapmadan” ve dijital dünyada geleneksel kostümlerinizle boy göstermeden önce “dijital” dünyanın beklentilerini incelemek faydalı olabilir. Bir ipucu, sorun mecrada değil, yaklaşımda. Düşünce biçimi değişmediği takdirde bugün heyecanla paylaştığımız güvenilirlik oranları da, daha etkin hedefleme teknolojileri de işe yaramayacak.
Siz ne dersiniz? Eklemek istediğiniz iyi veya kötü haber var mı?
İlgili yazılar:
http://adage.com/digitalnext/post.php?article_id=137648
http://donttellmymum.com/2008/10/23/10-pieces-of-content-that-define-todays-marketing-reality/
5 Comments currently posted.
Muge Cerman says:
Tugce Esener says:
Mügecim,
Övgü dolu sözlerin için çok teşekkür ederim.
Omer Ekinci says:
Harika bir yazı, ara vermeden bir nefeste okudum.. Tuğçe ellerine sağlık
Serbay Ayzit says:
çok güzel bir yazı, harika, herkes okumalı. Serbay Ayzit (Wall street journal) :D
Filmlerin altına yazılan yazılar gibi oldu bir an:)
Eline sağlık Tuğçecim
Y.Emre GÜZER says:
Her kelimesine katılıyorum. Epeydir vakit bulup güzel yazı okuyamıyordum. Çok iyi geldi.
Teşekkür ederim.







Tuğçem; keşke bu tespitlerini egosu şişkin bir çok kişi okuyup sindirebilse. Her zamanki gibi araştırılmış, üzerinde düşünülmüş, paylaşılmaya hazır hale gelene kadar titizlenilmiş harika bir yazı. Ellerine sağlık. Teşekkürler, yazdığın ve paylaştığın için.