5 Aralık 2008
Şairlere karşı Katiller
1902 yılında Printers’ Ink dergisinde imzasız bir yazarın başlattığı tartışma reklam dünyasını şairane yazarlar ve katil ruhlu satışçılar olarak iki kutba böldü. Bir grup “Çekici görsellerden daha etkili, şık bir dilden daha güçlü olan tek şey bir ürünün neden ve nasıl alınacağını sunmaktır” diyordu. Satış odaklı reklamcılar “şairleri” yaratıcılıklarını kişisel tatmin amaçlı kullanmakla suçluyordu. İmaj odaklı reklamcılar da “katilleri” yaratıcılık yoksunu insanlar olarak görüyorlardı.
Printers’ Ink yazarlarından biri o yıllarda “illüstrasyonla süslenen ve kalite ve şıklığı anımsatan bir duruş. Tüm bunlar okuyucuyu (tüketiciyi) etkilemek ve reklam edilen ürünün yüksek kaliteli olduğunu hissettirmek içindir.” diyor.
1908 yılında bir diğer yazar, reklam yazarının asli görevinin “yeni” bir şeyler söylemek olduğunu fakat ne yazık ki söylenebilecek her şeyin söylendiğini ve ilgi çekmenin giderek zorlaştığından dem vuruyor.
Tartışma devam ediyor…
1930 yılında yine aynı dergide bir yazar “Orijinal olmaya çalışan reklamcı reklamın sanat veya edebiyat olmadığını bilmeyen reklamcıdır. Reklamcılık satıştır.” diyor. 1936 yılında tartışma iyice alevleniyor: “Anlamsız kelimler, şık resimler, düşüncesizce yapılan işler genç reklamcıların ‘Bu reklam sattırır mı?’ sorusunu sorma disiplininden mahrum yetişmelerine neden oluyor.”
Tartışma size de tanıdık geliyor mu? Yoksa reklam sektörü 100 yıldır aynı tartışmanın etrafında mı dönüyor? Bir adım ileri gidemedik mi? Yeni bir tartışma başlatamadık mı?
Ah elbette! Müşteriyi tanımak, sosyal medya, kişiselleştirilmiş vaatler…
Bunlar mı “yeni” konularımız? Yoksa “yeni” yöntemlerin etrafında hala aynı soruları mı soruyoruz?
Bu yazı nereden aklıma geldi?
http://finance.groups.yahoo.com/group/ReklamYAZILARI/
2 Comments currently posted.
sadi tekin says:
Serbay says:
Çaktırmadan ikna kitabını muhtelemen okumuşsundur. Orda da reklamcılığın geçmiş 50′li yılları falan süper anlatan bir kitaptır. Tartışmalar çoğunlukla aynı, mesela o zamanlarda insanlara bir ürün satmak için uğraşırlarmış sonra bakmışlar iyi güzel de herkes bir ürün aldı şimdi ne yapıcaz demişler, iyisi mi bu sefer de biz ikinci ürünü satalım diğer ürününüz eskidi bir tane daha alın diyelim demişler.
Şimdi ise 15 tane yetmez 20 tane satın alın diyoruz:) Bir gelişme olduğu kesin:)







aslında bu tartışma sadece reklam sektörü içinde de değil, “form follows function” ve diğerleri tasarım dünyasında da çok tartışılır..