Mie Notes

10 Kasım 2008

Sadakatin bedeli

“i love being married. it’s so great to find that one special person you want to annoy for the rest of your life” Rita Rudner

Sadakati gerçekten ödüllendiriyor muyuz? Elde etmek için onca çabayı gösterdiğimiz, olmadığında şüphenin karanlık sularında boğulduğumuz, uğruna köprüleri yaktığımız sadakatin değerini biliyor muyuz?

Yoksa sevdiğimize, bizim olduğunu bildiğimize mi geçiyor nazımız?

Pazarlama planlarında yer alan müşteri sadakati hedefi, hedef olmaktan çıkıp bir kutlamaya, ödüllendirmeye dönüşüyor mu? Yoksa sadık eşlerimize belli belirsiz bir göz kırpıp, yeni heyecan verici maceraların peşinde elimizde promosyonlar, çiçekler koşturup duruyor muyuz?

İş yerinde çapkın bakışlarla etrafı süzüp, artan ticketlarıyla yemekler ısmarlayan ama her zaman evine dönen, soğuk “eline sağlık karıcım” cümleleriyle görevini yerine getirenlerden miyiz? Nihai hedef olarak müşteri sadakatini şık cümlelerle pazarlama planlarına yazıp, müşterinin sadakatini kazandıktan, hedefe ulaştıktan sonra yenilerinin peşinde koşanlardan mıyız? Bu sadakat denilen şey bir kere elde edilince, bozulmayan bir şey midir?

Bu yazı nereden aklıma geldi?

http://www.turkcell.com.tr/

http://www.avea.com.tr/

http://www.vodafone.com.tr/

One Comment currently posted.

sahin toprak says:

Görücü usulu kiz almak gibi duvagi kaldirana kadar nezaket ,sonrasi ise malum….. Tebrikler

Post a comment on this entry: