18 Kasım 2008
Sabit sıfatlar
“i’m sorry my karma ran over your dogma.”
Bana kendini anlat. Nasıl birisin?
Üzgünüm. “Default” özelliklerim yok. Fabrika ayarlarım da kullanılamaz durumda. Kemik büyümesinin bittiği noktada bitmiyor ne yazık ki ruhun gelişimi. Hayat dediğin şey her gün yeni bir soru çıkartıyor karşıma. İmtihanlarım sonsuz. Üstelik linear da değil bu eğitim süreci. Bugün öğrendiğimi sandığım yarın bambaşka bir şekilde karşıma çıkıp beni tekrar terletiyor. Her sabah ruhumla tekrar tanışıp, tekrar barışıyorum kendimle. Ben böyleyim diyemeyecek kadar ruhumun tuzaklarının farkındayım. İyi huylarımı bir bir sermeyecek kadar görüyorum her ruhun içinde aynı özlerin olduğunu. Huylarımı iyi kötü sıfatlarıyla etiketleyip saklamayacak kadar anladım hayatın bir değişim, gelişim sürecinden ibaret olduğunu. Üstelik yaşanan her şey, karşılaşılan her zorluk veya başarı da bu değişim için.
Şimdi bana söyle. Bugün kendimi sana tanıtmak için sıralayacağım 3 iyi, 3 de kötü huy beni senden ne kadar ayıracak? Kimileri mavi gözlü doğar. Kimileri de yalancı mı doğar? Bu sabit midir? Beni bu sıfatlarla mı sabitleyeceksin hayata?
Bu yazı nereden aklıma geldi?
http://ugurozmen.com/blog/?p=176
http://ugurozmen.com/blog/?p=178
8 Comments currently posted.
Enver ALTIN says:
Tugce Esener says:
Merhaba Enver,
Yorumun için teşekkürler. Sanırım gelişime açık olup olmamasına bakarım. Bir de ne bilmediğini bilip bilmediğine :) Ben buyum, böyleyim diyenden uzak dururum. :)
Yusuf Ozan TAŞDEMİR says:
Onlardan bir kaç tane tanıyorum. Bu hata mıdır? Hata ise bana mı ait? Vazgeçemiyorsam? Anladım! Aklıma “güven monologları” geldi bir an.
Muge Cerman says:
Of of yine yanlış zamanda yanlış bir yazı okuyorum. Ne olacak benim ruh halim :) Emeğine yüreğine sağlık Tutem. Doğum günümde Natali Yeşilbahar bana bir kart yazmıştı “en zeki değil, en yaratıcı da değil ama değişime en iyi uyum sağlayandır” diyerek. Değişelim, güzelleşelim.
Sevgi ile kal…
Mert Erkal says:
İnsan isterse kendisini iyi ve kötü huylarıyla kabullenecek insanlardan oluşan bir dünya yaratabilir. Şimdikinden daha tenha bir dünya olur belki, ama hiç olmazsa herkese açıklama yapmak durumunda kalmazsın. Benim tercihim bu yönde. Seni kategorize edenlere kırmızı kart gösterip oyun dışı bırakabilirsin, bedeli ne olursa olsun.
Blogunun azılı takipçilerindenim. Daha sık yazarsan çok sevinirim.
Sevgiler,
GÜL KOCATÜRK says:
İnsanın kendisiyle yüzleşmesi… Off çok zor bir konu.Bir de sınav ha. Bunlara çalışmak istemiyorum:) İnadı kırmak, gururu törpüleyebilmek, özgüveni yakalamak… Sizce sınavı geçebilirmiyim?
Tugce Esener says:
Merhaba Gülcüm,
Çok teşekkürler. Farkındalık bile yolun yarısı. Hepimiz benzer mücadelelerdeyiz.
ve hayat olduğu sürece umut da vardır.
Sevgiler
Uğur Özmen says:
Kendin için üç sıfat seçebilirsin. “Değişime uyum sağlarım” diyen de var. “Sabit fikirli değilim. Gerekirse karar değiştiririm” diyen de… “İkna edilirim” diyen de…
“Annene sorsak seni nasıl anlatırdı?”sorusuna yanıt olarak, “maymun iştahlı olduğumu söylerdi” diyen de; “seni ben bile tanıyamıyorum derdi” diyen de var…
Ama eğer sen kendin için üç sıfat bulamıyorsan, en azından tam o sorunun sorulduğu anda… Kendini tanımak için yeterince zaman ayrımamışsın demektir.
Üzgünüm…







Çok beğendim.
Diğer taraftan, masanın diğer tarafında oturunca… yani ortada yapılacak bir iş var ve takım yetişemiyorsa, birini daha takıma davet etmek gerekiyorsa, istekli olan insan sayısı da bir kişiden çok fazlaysa… ne yapıyorsun? Nasıl yapıyorsun?